Unutmaman gereken şu ki" diyor, "Tanrı seni sevmiyor olabilir. Bu da bir olasılıktır. Belki de Tanrı bizden nefret ediyordur. Hayatta olabilecek en kötü şey değil bu."
Tyler'ın bakış açısına göre, kötü şeyler yaparak Tanrı'nın ilgisini çekmek, hiç ilgi görmemekten daha iyiydi. Belki de Tanrı'nın nefreti Tanrı'nın kayıtsızlığından daha iyidir.
Ya Tanrı'nın can düşmanı ya da hiçbir şey olacak olsan, hangisini seçerdin?
Tyler Durden'a göre biz Tanrı'nın ortanca çocuklarıyız. Tarihte özel bir yeri olmayan, özel ilgi görmeyen kimseleriz. Tanrı'nın ilgisini çekemediğimiz sürece ne lanetlenme umudumuz olabilir, ne de kurtuluş umudumuz.
Hangisi daha kötü, cehennem mi, hiçlik mi? Ancak yakalanır ve cezalandırılırsak kurtarılabiliriz. "Louvre'u yakacaksın" diyor tamirci çocuk, "ve Mona Lisa'yla kıçını sileceksin. Böylece en azından Tanrı isimlerimizi bilecektir."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tamirci çocuk diyor ki: "Eğer erkeksen, Hıristiyan'san ve Amerika'da yaşıyorsan, Tanrı modeli olarak babanı görürsün. Eğer babanı hiç tanımamışsan, baban kaçıp gitmişse ya da eve hiç gelmiyorsa, Tanrı hakkında ne düşünürsün?"
Ee, diyorum, Marla nasıl?
Tyler diyor ki: "Marla en azından dibe vurmaya çalışıyor."
Tyler diyor ki, ben henüz dibe vurmaya yaklaşmamışım bile. Ve eğer sonuna kadar düşmezsem, kurtarılmam olanaksızmış. İsa çarmıha gerilerek yapmış bunu. Sadece para, mülkiyet ve bilgiden vazgeçmen yeterli değil, diyor Tyler. Bu bir hafta sonu tatili değil. Kendini geliştirmeye sırt çevirmeli ve felakete doğru koşmalısın. Bu işi böyle yarım yamalak yapamazsın artık.
Seminerde miyiz?
"Daha dibe vurmadan çözülürsen" diyor Tyler, "asla sonuna kadar götüremezsin."
Ancak felaketten sonra yeniden doğabilirmişiz.
"Ancak her şeyini kaybettikten sonra" diyor Tyler, "canının istediğini yapmakta özgür olursun."
Benim hissettiğim şey, erken aydınlanma duygularıymış.
Dur, dedikten sonra yere baktım ve beton zeminin üstünde suratımın yarısının kanla çıkarılmış bir baskısını gördüm. Tyler da yanıma geldi ve ikimiz birden kan birikintisinde ağzımın bıraktığı "O" biçimindeki kocaman ize baktık. Gözüme rast gelen yerde ince uzun bir delik zeminden bize bakıyordu ve Tyler dedi ki: "Güzel."
Oğlanın elini sıktım ve dedim ki, iyi dövüştün.
Bu oğlan tutup bana dedi ki: "Gelecek haftaya ne dersin?"
Suratımdaki şişliklere rağmen gülümsemeye çalıştım ve dedim ki, halime bir bak. Gelecek aya ne dersin?