Ahmet Haşim Delibaş

Ahmet Haşim Delibaş
@HasimDel
olan bitenin alacakaranlığında...
Kurucu değerlere karşıt ABD
Amerikan Anayasası'nda yer alan ilkeler, doğru dürüst incelenirse, bugün Amerika'da yaşayan inanılmaz sayıda insana radikal bir zihniyet gibi görünebilir. Jefferson onlara bir devlet düşmanı, Madison ise aşırı solcu bir gerilla gibi görünür. Aynı şekilde, modern Çinlilere, Marx ve Engels gibi gayretli küçük ekonomistler, Gucci çantası ve yeni iPad'in derin insanî değerinden hiçbir şey anlamayan çılgınlar gibi görünür.
Sayfa 302·Kitabı okudu
Reklam
Gizlilik Meselesi
Bu, sağduyudur. Özgür basına sahip her ülkede gazeteciliğin birinci ilkesiydi bu. İnternet sansürlemeyi, farenin (mouse) tek bir tıklamasıyla gerçeği yok etmeyi (Stalin herhalde buna bayılırdı) ve Üçüncü Reich'ın şeytani kırtasiyecilerinin çok sevdiği kanıtlanmış olan insanların özel verilerini izlemeyi çok kolay hale getirdi. Gizlilik çoğu zaman, güçlünün özel alanı haline gelmiş durumda ve bugünlerde bunu söyleyen herkes, eski özgürlükçülük ölçütünün ve bir demokrasi hilesinin altını çizmekle kalmayıp, kendilerini "ulusal güvenliği tehlikeye atan" egzotik bir anarşist olmanın peşinde koşan kişiler gibi kabul ediyorlar.
Sayfa 302·Kitabı okudu
Unutulmuş Aydınlanma ilkeleri
Açığa çıkarma yalnızca bir eylem değildir; bir yaşam tarzıdır. Benim kafamda, hem aklı hem duygusallığı taşır. Kim olduğunuzu bilirsiniz ve hiçbir devletin sizi olduğunuzdan daha az bir insan olmaya zorlama hakkı yoktur. Birçok modern devlet, Aydınlanma ilkeleri temelinde, yani özgürlüğün teminatı olarak kurulduğunu unutmuş durumda ve hiçbir devletin, adaleti sadece iktidarın lehine olması gerekirmiş gibi dağıtma hakkı yok. Aslına bakılırsa, doğru bir biçimde yüceltilen adalet, iktidar üzerinde bir denetimdir ve bizler ancak siyasetin asla bilgiyi mutlak anlamda denetlememesini sağlayarak halkın çıkarını gözetebiliriz.
Sayfa 301·Kitabı okudu
Sınıflar Üstü Organizasyon: Wikileaks
"Tek amacımız adil bir uygarlığa sahip olmak," dedim, "mesajımız da şeffaflık." Bize yöneltilen ve yöneltilmek üzere olan eleştiriler göz önüne alındığında, mevcut bir ideolojinin dışında olma taahhüdümüzün altını çizmenin önemli olduğunu biliyordum. "Ne soldayız ne de sağda," dedim ve gerçekten bunu kastediyordum. Her iki tarafta da bazı sızlanmalara yol açtıysa da, biz eski sınıflara dahil değiliz ve hiçbir zaman nabza göre şerbet vermeye niyetlenmedik. Tarih bize her iki tarafta da var olan örtbas etmeleri ve gaddarlıkları öğretti; Fransa, İngiltere ve Amerika'dakiler, Çin, Rusya veya Libya'da olanlardan geri kalmıyor. Fakat bu kültürlerden bazıları, denetlemeye tâbi tutulamayacaklarına inanıyor. Bir gün, bu kültürlerin neden kendilerini yasal takibattan bu kadar muaf hissettikleri anlaşılacak.
Sayfa 243·Kitabı okudu
Tabiata Karşı Gelemezsin: Kral Knud Metaforu
Bana korkunç derecede habis görünen davalar açılacaktı bize, insanın ne mücadele etmeyi ne de kazanmayı isteyeceği -ve hiç kimsenin kaybetmeyi istemeyeceği- türden davalar olacaktı bunlar, ama WikiLeaks'in faaliyetlerine karşı yasal tedbirlere başvuranların çoğunluğunu anlamanın en iyi yolu, Kral Knud örneğidir. Dalgalara geri çekilmelerini emretti, ama onlar sözüne kulak asmayıp gene de kralın ayaklarını ıslattılar.
Sayfa 196·Kitabı okudu
Reklam