Eylül

Hep aynı ses, aynı şarkı Aynı sağır gökyüzü Dilsiz bir deniz Kör bir düzen Hep aynı kör döğüşü Yalancı yüzler, aptalca bakışlar O iki yüzlü selamlar Hep aynı tempoda geçen manasız bir gün Hep o değişmeyen puslu ikindi üstleri Ve hep aynı yorgun, zoraki akşamlar Ya o geceler satılmış, utanç dolu Büyük avizelerin aydınlattığı sefil yüzlerimiz Renkli kumaşlar, altın kol düğmeleri Kristal kadehlerde kral içkiler O hesaplı dostluklar Satın alınmış sevgiler
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
''Guruba bak ve beni an Öpüşmekten yorgun ve kızıl Bir şiir sana bunları söyler miydi sanıyorsun? Yağmurlarında yıkanan kırmızı banklarına baktım Bütün allar bir gün solarmış Ben bunu geç anladım Yağmur meğer tanrının zulmüymüş İstanbul. ''
"Tarla demez ki üstümdeki elmadır dikendir. Hakikat gibi işte. Suyu verirsin tarlaya o suyla diken de büyür elma da. Su ayırmaz sen dikensin, sen elmasın, sen armutsun sen falansın, filansın. Suda öyle bir bereket var ki, diken de nasiplenir gül de."
Din
İnsanlar birbirlerinin katili olmaya devam ederken, ben seni seyrediyorum.
"Malo periculosam libertatem quam quietum servitium. " Tehlikeli özgürlüğü kölece rahatlığa değişmem.
Sayfa 64 - Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Sözler