Hüznü ve ironiyi ustalıkla harmanladığı, hayatın acı-tatlı yanlarını tüm çıplaklığıyla anlattığı bir şiir kitabı. Sıradan gibi görünen gündelik detayları, samimi ve içten bir dille derin bir anlam katmanına dönüştürüyor. Bu kitap, bir yandan Madak’ın kişisel geçmişine ve kayıplarına tanıklık ederken, bir yandan da hepimize ait olan duyguları yakalıyor. Okurken hem hüzünleniyor hem gülümsüyorsun.
"Şiirle ne yapılır, bu konuda kural koyucular var mıdır bilmem ama, ben senin şiirlerini; taşıtlara binerken, giderken, gelirken, en çok korktuğumda, en çok endişelendiğimde, uykudan önce, tutuklamalardan sonra mırıldanacağım, acısını yemeklerime katacağım, üstüne tatlı yiyip içimi bayıltacağım. Sonra yeniden okuyacağım."