Çocukluğun masumiyetini, aile içindeki görünmez kırılmaları ve büyürken içimizde biriken o küçük sızıları çok sade ama dokunaklı bir dille anlatıldığı bir hikâye kitabı. Okurken sık sık şunu düşündüm, çocukların dünyası ne kadar hassas ve ne kadar kırılgan… Yetişkinler için sıradan olan pek çok şey, bir çocuğun kalbinde yıllarca taşınan bir yaraya dönüşebiliyor.
Yazarın dili çok akıcı ve samimi. Hikâyeler kısa ama etkisi uzun. Bir bakış, bir söz, küçük bir olay… Şermin Yaşar bunlardan kocaman duygular çıkarabiliyor. Kitap boyunca hem gülümsediğim hem de içimin burkulduğu anlar oldu. Çünkü anlatılanların çoğu hayatın içinden, tanıdık ve gerçek.
Bence bu kitabın en güçlü yanı, okuyana kendi çocukluğunu hatırlatması. İnsan sayfaları çevirirken bir anda geçmişten bir anı, bir duygu ya da unutulduğunu sandığı bir kırgınlık aklına geliyor.Kısacası Altı Harfli Bir Tatlı, adı tatlı olsa da içinde biraz hüzün taşıyan, kısa hikâyeleriyle insanın kalbine dokunan bir kitap. Okuyup bitirdiğinizde geriye birkaç sayfa değil, birkaç duygu kalıyor.