hatçikderler

hatçikderler
@Hatic3rva
okur-yazar
İstanbul
9 Haziran
210 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Uzakta bir yalnızlık
7/10
·194 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2026 21:17
Okurken insanı yormayan ama içten içe etkileyen bir kitap. Yazar, bu hikâyede süslü anlatımlar yerine daha sade ve kısa cümleler kullanmış. Bu yüzden kitap çok akıcı ilerliyor.Kitapta bir öğretmenin Hakkâri’deki uzak bir köye gitmesi anlatılıyor. Gittiği yerde dilini bilmediği insanlarla yaşıyor ve bu durum onu çok yalnız hissettiriyor. Aslında kitapta çok büyük olaylar yok ama o yalnızlık duygusu okurken insana geçiyor.En çok dikkatimi çeken şey, karakterin zamanla daha az konuşması ve içine kapanması oldu. Sanki orada sadece beden olarak değil, ruh olarak da sıkışıp kalıyor. Kitap kısa olmasına rağmen insanda bir iz bırakıyor.Genel olarak sade, anlaşılır ve farklı bir kitap. Çok hareketli hikâyeler bekleyenlere göre değil ama daha çok duygu hissetmek isteyenler sevebilir.
Duygu ve Düşünce
Hakkari'de Bir MevsimFerit Edgü · Sel Yayınları · 201713,9bin okunma
Reklam
Biraz tatlı, biraz hüzünlü.
Puan vermedi·248 syf.··
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 00:23
Çocukluğun masumiyetini, aile içindeki görünmez kırılmaları ve büyürken içimizde biriken o küçük sızıları çok sade ama dokunaklı bir dille anlatıldığı bir hikâye kitabı. Okurken sık sık şunu düşündüm, çocukların dünyası ne kadar hassas ve ne kadar kırılgan… Yetişkinler için sıradan olan pek çok şey, bir çocuğun kalbinde yıllarca taşınan bir yaraya dönüşebiliyor. Yazarın dili çok akıcı ve samimi. Hikâyeler kısa ama etkisi uzun. Bir bakış, bir söz, küçük bir olay… Şermin Yaşar bunlardan kocaman duygular çıkarabiliyor. Kitap boyunca hem gülümsediğim hem de içimin burkulduğu anlar oldu. Çünkü anlatılanların çoğu hayatın içinden, tanıdık ve gerçek. Bence bu kitabın en güçlü yanı, okuyana kendi çocukluğunu hatırlatması. İnsan sayfaları çevirirken bir anda geçmişten bir anı, bir duygu ya da unutulduğunu sandığı bir kırgınlık aklına geliyor.Kısacası Altı Harfli Bir Tatlı, adı tatlı olsa da içinde biraz hüzün taşıyan, kısa hikâyeleriyle insanın kalbine dokunan bir kitap. Okuyup bitirdiğinizde geriye birkaç sayfa değil, birkaç duygu kalıyor.
Alıntı
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,4bin okunma
En sakin direniş, yapmamayı tercih etmek.
Puan vermedi·79 syf.··
2026 9. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 06:02
ilk bakışta bir hukuk bürosunda geçen sade bir hikâye gibi görünse de aslında modern insanın içsel direnişini, yabancılaşmasını ve sessiz isyanını anlatan güçlü bir metin. Anlatıcı olan avukatın bürosunda çalışmaya başlayan Bartleby, başlangıçta son derece çalışkan ve sessiz bir kâtipken zamanla kendine özgü bir cümleyle her şeye karşı mesafe koymaya başlar: “Yapmamayı tercih ederim.” Bu cümle, hikâyenin merkezine yerleşen tuhaf bir direniş biçimine dönüşür. Bartleby ne bağırır, ne tartışır, ne de açıkça karşı çıkar; yalnızca pasif bir şekilde geri çekilir. Bu sessizlik ve direnç, hem anlatıcıyı hem de okuru rahatsız eden bir boşluk yaratır. Herman Melville, küçük bir ofis hikâyesi üzerinden insanın modern dünyadaki yalnızlığını, sistem içinde silikleşmesini ve bazen hiçbir şey yapmamanın bile bir başkaldırı olabileceğini gösterir. Okurken insanı huzursuz eden ama uzun süre akılda kalan bir metin; çünkü Bartleby’nin suskunluğu aslında hepimizin içinden geçen ama çoğu zaman dile getiremediğimiz bir yorgunluğu temsil eder. Bu yüzden hikâye bittiğinde insan yalnızca Bartleby’yi değil, kendi sessizliklerini de düşünmeden edemez.
1000Kitap
Kâtip BartlebyHerman Melville · Dost Kitabevi Yayınları · 200115,5bin okunma
Bir Salon, Birkaç Hayat, Çokça Yalnızlık
Puan vermedi·292 syf.··
2026 8. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 00:41
Şanzelize Düğün Salonu, adında ihtişamlı bir caddeyi çağrıştırsa da aslında o ışıltının uzağında, hayatın yorgun ve kırılgan tarafına dokunan bir hikâye sunuyor. Bu kitabı okurken insanın içini
1000k
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,6bin okunma
Puan vermedi·292 syf.··
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 15:12
Raziye’yi okurken dışarıdan sakin ve durağan görünen bir hayatın içinde ne kadar derin çatışmalar olabileceğini hissettim. Raziye’nin suskunluğu bana hiçbir şeyin göründüğü kadar basit olmadığını hatırlattı. Onun söyleyemedikleri, söylediklerinden çok daha ağır ve gerçek geldi.Bu roman bende, özellikle görünmez kalmanın ve anlaşılmamanın insanda nasıl bir iç yalnızlık yarattığını düşündürdü. Raziye’yi okurken zaman zaman kendimi de onun yerine koydum; kabullenmekle vazgeçmek arasındaki o ince çizgide yürüdüğünü hissettim. Hikâye ilerledikçe, anlatılanın sadece Raziye’ye değil, hepimize ait olduğunu fark ettim.Melih Cevdet Anday’ın dili sade ama etkisi uzun süre kalıyor. Roman bittikten sonra bile zihnimde suskunluklar dolaşmaya devam etti. Bu kitap bana, bazı hayatların sessiz yaşandığı için değil, kimse gerçekten bakmadığı için fark edilmediğini düşündürdü. Hızlı okunacak bir roman değil; durup düşünmeyi, satır aralarında kalmayı gerektiriyor. Benim için Raziye, insanın kendi iç dünyasına sessiz bir yolculuk oldu.
1000Kitap
RaziyeMelih Cevdet Anday · Everest Yayınları · 2023713 okunma
Reklam