Okurken insanı yormayan ama içten içe etkileyen bir kitap. Yazar, bu hikâyede süslü anlatımlar yerine daha sade ve kısa cümleler kullanmış. Bu yüzden kitap çok akıcı ilerliyor.Kitapta bir öğretmenin Hakkâri’deki uzak bir köye gitmesi anlatılıyor. Gittiği yerde dilini bilmediği insanlarla yaşıyor ve bu durum onu çok yalnız hissettiriyor. Aslında kitapta çok büyük olaylar yok ama o yalnızlık duygusu okurken insana geçiyor.En çok dikkatimi çeken şey, karakterin zamanla daha az konuşması ve içine kapanması oldu. Sanki orada sadece beden olarak değil, ruh olarak da sıkışıp kalıyor. Kitap kısa olmasına rağmen insanda bir iz bırakıyor.Genel olarak sade, anlaşılır ve farklı bir kitap. Çok hareketli hikâyeler bekleyenlere göre değil ama daha çok duygu hissetmek isteyenler sevebilir.