Gündüz Eminönü, Yemiş İskelesi, Tahtakale, Bahçekapı, Demirkapı, Unkapanı gibi yoğun iş ve ticaret yerlerinden ırz ehli bir kadın geçemezdi. Omuzlandığı gibi bir bekâr hanına veya odalarına kaldırılır, kaçırılırdı. Hangi ırz ehli "kadın", erkek çocuklar, esnafın ırz ehli ile o haşarat arasında her gün bir dövüş ve sık sık kanlı vakalar olurdu.
O son yeniçerilerin içinde elbet ki namuslu adamlar da vardı, onların da başı her gün bir kötü vakayla belaya girerdi.
Büyük İstanbul'da inzibatın, asayişin çok çok bozuk olduğu o devirde, kılık kıyafette de, genç erkekler arasında bir "it modası" yayılmıştı:
Üstte bir gömlek, bir don, paçaları dizkapağının bir karış üstünde, adı "diz çakşırı" fakat hakiki diz çakşırıyla hiç ilgisi kalmamış, zamanımızdaki "mini etek" denilen şeyin hakiki eteklikle ilgisi kadar, belde yedi arşın kuşak, başta bir keçe külah, o külaha da beş arşınlık bir tülbent veya şal sarılmış, kuşağın ucu yerde sürünür, sarığın ucu omuzda. Gömleğin önü asla kavuşmaz, göğüs, meme başları mutlaka görünecek. Eğer delikanlının göğsü kıllanmış ise, bir tutam kıl bırakılıp geri kalanı tıraş edilir, bırakılan kıllara, o bir tutam kılın her birine bir küçücük inci geçirilip düğümlenir, kılın birine de bir mavi boncuk, onun da adı "sine" perçemi. Ayaklar mutlaka çıplak. Kışın bir hafif yemeni geçirilir. Kışın omuzlara da bir harmani, geniş pelerin atılır. Bu it kılığının adı da "Cezayir kesimi", "Cezayir modası" olmuştur. Baldırlarda, pazılarda yeniçeri nişanları dövülmüş. Bu moda yalnız ayaktakımı arasında değil, kibar evlatları arasında da yayılmıştı.
Reşad Ekrem KoçuAşk Yolunda İstanbul'da Neler OlmuşFikir Evreni
O zamanlar İstanbul'da ayrıca berber dükkânı da yoktu. Her kahvehanenin bir köşesi berber dükkânı olarak tanzim edilirdi. Kahvehanelerin zeminleri taş döşeliydi, peykelere, sofalara pabuçlar çıkarılıp çoraplı veya çıplak ayakla çıkılır, oturulurdu. Müşterilerin pabuçlarının tozunu, çamurunu silip temizleyen, müşterilere çubuk getiren, kahve getiren, çubuklara ateş getiren uşaklar, çıraklar hep ayrı ayrıydı; Çardak Kahvehanesi'nde işte onlardır ki hepsi seçme olarak toplanmışlardı.
Aşk Yolunda İstanbul'da Neler OlmuşReşad Ekrem KoçuFikir Evreni