“ –teknolojinin allah belasını versin– uzak mesafe ilişkisi gibi bir illete bulaşmış, mesajıydı, elektronik postasıydı insanlıktan çıkmıştık türlü ekran karşısında. İnsan uzak olunca eksik yerleri kendi tamamlıyor ya, ben onu kocaman yapmıştım içimde.”
“Her neyse, dediğim gibi, beni iyileştirmek istediler ama ben tedaviye cevap vermedim. Bilmediğim şeylere cevap vermem. Aklım halen tekerlekli sandalyeye mahkûm. Ama bacaklarım yürüyebiliyor.”
“Eşyalarımı hazırlamak üzere odama dönerken koridorda protokolü temsilen Kral Lear, Lady Diana ve Yüzüklerin Efendisi beni karşıladı. Törenlerle kutlandım. Sokrates beni öptü. Bayram değil seyran değil Sokrates beni niye öptü diye düşünmeye fırsat bulamadan, Aysel Gürel koluma girip bağıra çağıra şarkı söylemeye başladı. Çaresiz gözlerim Tanpınar’ı aradı. Gözlerim Tanpınar’ı buldu. Saatimi ayarladım. Valizimi hazırladım. Diğer arkadaşlarla vedalaşmaya fırsat bulamadım.”