‘…Ne kavgalar ne geçimsizlikler. İkimizin de derdi birbirimizle değildi. Başka bir şeyin kavgasını ediyorduk biz. Babalarımıza, kocalarımıza olan sinirimizi birbirimizden çıkarıyorduk.’
‘Tabiatta herhangi bir şey haddini aşınca zıddına dönüşür.At arabasının tekerleri çok hızlı dönmeye başlayınca sanki tersine dönüyor gibi görünür. O halde bütün üzüntülerin sonu mutluluk, bütün gülmelerin sonu gözyaşıdır. Sevincin de hüznün de aşırısı insanı öldürür. Kahkahalarla gülen kişinin gözünden sonunda yaş akar.’
‘Unutma, cehaletten daha dermansız dert yoktur! Gerçi bilgiye hâkim olmak mutluluktan çok elem, sevinçten çok keder verir ama insan da öğrenerek çoğalır.”