Asırlardır kökümüzden uzaklaşmak yolundayız. Boşlukta koptuğumuz güneşi arar gibi bir hal... Düşe düşe, geze geze, döne döne güneşe yol bulabilecek miyiz, bilmem!.. Bütün bir tarih, bizi dışımızdan toslaya toslaya yıkamayan Avrupalının, şimdi hürriyet öksesi ile içimizden avlamaya kalktığı gün... Hayvan hürriyeti ile değil, insan hürriyeti ile hür olmayı, yani hakikate boyun eğmeyi ne gün öğreneceğiz?
Nasıl gözlerimiz görmeye, kulaklarımız duymaya yarıyorsa insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanamayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur.