Tanzimat'tan bu yana, toplumumuzu batıya uygun bir toplum yapmak için bir "dönüştürme" faaliyeti sürüp gidiyor.
Bu "dönüştürme" işinin, kültür değişimi hareketinin jeneratörü ve transformatörü olarak da üniversite seçilmiştir. Buna sonradan basın ve şimdi de televizyon eklendi.
Bu "dönüşümle" toplumumuzun beyni yıkanacak, geçmişle ilgisi koparılacak, son aşamada da her halde Hristiyanlaştırılarak tarih sahnesinden silinmesi sağlanmış olacaktır.
Beyin öyle yıkanacak ki, sanki o geçmiş hiç yaşanmamış gibi olacak, hatırlatıldığı zaman da geçmişten utanacak.
Bütün müslümanların ilk ve temel vazifesi hak ve batıl mücadelesinde *cihat etmektir.
Cihat, Hakk'ın hakim olması ve tüm insanlığın huzur ve hürriyete kavuşması için bütün gücümüzle ve hiçbir dünyevi karşılık gözetmeden çalışmaktır. Aziz milletimize, İslam ümmetine ve tüm insanlık alemine karşı sorumluluklarımızı kuşatmaktır. Yeryüzünde bâtıla karşı Hak ve adaleti hakim kılmak için cihatla görevliyiz.
... Nefsi ve siyasi cihadı birlikte yürüterek, olgun insan ve huzurlu toplum oluşturmak mesuliyetindeyiz.