Eduardo Galeano’nun Kadınlar kitabı, tarihin kenarına itilmiş kadınların sesini görünür kılan etkileyici ve şiirsel bir anlatıdır. Galeano, bu eserinde farklı dönemlerden ve coğrafyalardan kadınların yaşam öykülerini kısa ama çarpıcı metinlerle aktarır. Yazar okura kolaylık sağlamamıştır. Okurken sayfalar akmıyor aksine düğüm oluyor. Her sayfada her bir kadının direnişini aktarmıştır ve o kadını anlamak için her seferinde araştırma yapmamız gerekiyor. Uzun uzun notlar alarak okunması gereken ve etkisini uzun süre kaybetmeyen bir kitap.
Susturulan, suçlanan, delirtilen, dinlenmeyen, asla sırası gelmeyen, yalnız bırakılan, bastırılan, emeği görülmeyen, erkek kılığında yaşamak zorunda kalan, sesiyle yer kaplayan, hayatta kalmayı direnişe çeviren kadınlar….
Eserde hem tarihsel figürlere hem de sıradan kadınlara yer vermiştir. Galeano bizler gibi kadınları statüye göre sınıflandırmamıştır. Kitap, feminist bir bakış açısı taşır; ancak bunu sert bir manifesto diliyle değil, insani ve edebi bir anlatımla yapar.
‘’ Yanlış olduğu için değil rahatsız edici olduğu için susturulan kadınlara örnek Ruth ‘’
‘’ Normal sayılan davranışların sınırını erkek egemen toplum çizer. ‘’
‘’ Söylediği şeyin doğruluğu değil söyleyenin kadın olması belirleyicidir.’’
‘’ Bir anne susmazsa bir ülke rahat uyuyamaz.’’
‘’ Bir kadın hükmederse tarih onun karakterini yargılar.’’
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,654 okunma
Bir öğretmen olarak farklı bakış açılar oluşturmama katkı sağlayan o kitap
İki çocuğun gözünden aile, kabul edilme ve empati temalarını işleyen duygusal bir çocuk romanıdır. Hikâye, DEHB’li Jamie’nin babasının yanına taşınmasıyla başlar ve burada üvey kardeşi Elin’le yaşadığı çatışmalar üzerinden ilerler.
Jamie’nin “kelebek zihin” olarak tanımladığı dikkat dağınıklığı, onun isteyerek yaptığı bir yaramazlık değil; kontrol etmekte zorlandığı bir durumdur. Ancak Elin, babasını kaybetme korkusuyla Jamie’yi bir tehdit olarak görür. Onu zor durumda bırakmaya çalışması, suçu üzerine atması ve dışlanmış hissettirmesi, hikâyedeki gerilimi artırır. Bu çatışma, kitabın en güçlü yönlerinden biridir çünkü iki karakter de tamamen haklı ya da tamamen haksız değildir.
Romanın en etkileyici tarafı, Elin’in “kötü” bir karakter olarak çizilmemesidir. Onun davranışlarının arkasında kıskançlık, güvensizlik ve kontrol ihtiyacı vardır. Zamanla iki çocuk da birbirlerinin acılarını fark etmeye başlar. Böylece hikâye, suçlamadan çok anlamaya odaklanan bir noktaya ulaşır.
Kelebek Zihinli Çocuk, empati kurmayı öğreten, duygusal ama umutlu bir hikâyedir. Çocuklara farklılıkların bir kusur değil, anlaşılması gereken bir özellik olduğunu hatırlatır.
“Zor şeylerle mücadele eden herkes çıldırmış olsaydı, bu tüm dünyanın çıldırdığı anlamına gelirdi. Farklı olmak ve bir şeyleri herkes gibi yapmamak sorun değil. “