Bir öğretmen olarak farklı bakış açılar oluşturmama katkı sağlayan o kitap
İki çocuğun gözünden aile, kabul edilme ve empati temalarını işleyen duygusal bir çocuk romanıdır. Hikâye, DEHB’li Jamie’nin babasının yanına taşınmasıyla başlar ve burada üvey kardeşi Elin’le yaşadığı çatışmalar üzerinden ilerler.
Jamie’nin “kelebek zihin” olarak tanımladığı dikkat dağınıklığı, onun isteyerek yaptığı bir yaramazlık değil; kontrol etmekte zorlandığı bir durumdur. Ancak Elin, babasını kaybetme korkusuyla Jamie’yi bir tehdit olarak görür. Onu zor durumda bırakmaya çalışması, suçu üzerine atması ve dışlanmış hissettirmesi, hikâyedeki gerilimi artırır. Bu çatışma, kitabın en güçlü yönlerinden biridir çünkü iki karakter de tamamen haklı ya da tamamen haksız değildir.
Romanın en etkileyici tarafı, Elin’in “kötü” bir karakter olarak çizilmemesidir. Onun davranışlarının arkasında kıskançlık, güvensizlik ve kontrol ihtiyacı vardır. Zamanla iki çocuk da birbirlerinin acılarını fark etmeye başlar. Böylece hikâye, suçlamadan çok anlamaya odaklanan bir noktaya ulaşır.
Kelebek Zihinli Çocuk, empati kurmayı öğreten, duygusal ama umutlu bir hikâyedir. Çocuklara farklılıkların bir kusur değil, anlaşılması gereken bir özellik olduğunu hatırlatır.
“Zor şeylerle mücadele eden herkes çıldırmış olsaydı, bu tüm dünyanın çıldırdığı anlamına gelirdi. Farklı olmak ve bir şeyleri herkes gibi yapmamak sorun değil. “
Onun varlığında bana evimin dağılmamasını temin eden bir tılsım var gibi geliyordu. Onu sevmediğim, ondan korktuğum, ondan süratle uzaklaşıp kurtulmak için can attığım halde, onu gene de sırtımı dayadığım bir ağaç yahut uçurumun kenarında sıkı sıkıya tutunduğum sağlam bir meşe dalı kadar kuvvetli buluyordum. 
Orhan Kemal’in birbirini tamamlayan bu iki romanı, yazarın çocukluk ve ilk gençlik dönemlerini merkezine alan otobiyografik bir gelişim hikâyesi sunar. Baba Evi çocukluk yıllarını ve aile içi ilişkileri konu edinirken, Avare Yıllar gençliğe geçişi ve hayata tutunma mücadelesini anlatır. Birlikte okunduklarında bireysel bir büyüme sürecinin aynı zamanda toplumsal bir tabloya dönüştüğü görülür.
“Küçüklüğünden beri, kendi başına başarıya ulaşanların sahip olduğu güçlü karaktere sahipti. Hayatında meydana gelen her şeyin üstesinden tek başına gelmeyi bilmişti ve dürüstlük onun doğasında vardı.”