Ne bir şaşkınlık oldu ne de bir telaş, aynı haberi ikinci kez duymak gibiydi. Babam evvelden bir kere daha ölmüş müydü gerçekten, çok eskiden yurtta yalnız başıma yaşamayı kabullenmeye başladığım zamanlarda onu içimde öldürerek kendimce bir hayat mı kurmuştum, yoksa bu çocukça bir intikam alma isteği miydi, anne yokluğuna dayanabilmiş bir kalbin baba yokluğunun da üstesinden gelebileceğini mi düşünüyordum? Aileden birinin ölümüne bu kadar hissiz yaklaşmak, bu kadar kayıtsız kalmak bir çürüme belirtisi miydi?