Şemsettin Sami’yi rahmetle anıyor ve bu eser sebebiyle tebrik ediyorum. Muazzam bir eserdi. Akıcıydı, sürükleyiciydi. Her an bir sonraki sahneyi merak ettim. İçeriğe değinecek olursam (spoiler) Aslında günümüzden hiçbir farkı yok. O zamanlarda da kadınlar zorluk yaşamış. O zamanlar da gençler ve yaşlılar farklıymış. Özellikle de kadınların aşk hayatlarından birçok örnek verilmiş, bu çok hoşuma gitti. Fakat hepsinde bir keder var mutlaka. Kocasına kavuşan Saliha Hanım bile erkenden kaybederek yaşamış bu kederi. Fitnat’a gelecek olursam da boşa gitmiş bir ömür görüyorum. Ona fayda sağlamaya çalışırken onu hayattan mahrum bırakan ve erken ölmesine sebep olan bir üvey babası varmış. Talat karakterinin özelliklerini fazla tanımasak da az çok anlaşılıyordu. Onun da böyle erkenden ölmesine üzüldüm. Fitnat bir yarım saat daha sabretse mutlu mesut yaşayacaklardı resmen. Bu sebeple şunu anladım ki sabır çok önemli. Çıkmadık candan ümit kesilmez diye boşuna dememişler. Ali Bey konusu ise biraz iğrenç geldi açıkçası, az kalsın baba-kız, karı-koca olacaklardı. Ama genel itibariyle kitap gerek etkileyiciliğiyle gerek hikayelerin derinliğiyle şahaneydi. İlk romanlarımızdan olan bu şaheser için Şemsettin Sami’yi tekrar tebrik ediyorum ve kesinlikle herkesin okumasını tavsiye ediyorum. 9 puan verdim ama 10 bile verebilirmişim. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.