Hatice Haktan

Hatice Haktan
@Haticehaktan
Şairane
Giyim üretim teknolojisi öğretmeni
11 Aralık
146 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
"Ne çabuk geçti o güzelim yıllar. Daha yolun başındayız dediğimiz yaşlar. Kısacıkmış uzun sandığımız o yollar. Kışa yakın bir bahardayız, Kim bilir, belki de bu "Son / bahar" ...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zamanla önemini yitiriyor Saçına düşen aklar Gözünün çevresinde ki kırışıklıklar... Alnındaki çizgiler Ellerinde beliren buruşukluklar... Bunlar kafana takılanların yanında Ufak bir ayrıntı olarak kalıyor sadece... Aklını meşgul eden bir hayat Ve yaşanması gereken yıllar varsa önünde... Ama insan unutamaz geçmişi Yâd eder ara sıra Eş dost sohbetlerinde Bazende yalnız kalınca kendi kendine... Keşke diye başlar cümle Nasip diye koyulaşır dakikalar geçtikçe... Geçmişi özetleyen ve Geçmişi özleyerek söylenen Şimdiki aklım olsaydı sözcükleri Dökülür dilden... Şimdiki aklınla yapman gereken En akıllıca şey, Kalan hayatı kurtarmandır. Her anını son anınmışcasına

Hatice Haktan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
2019 12. kitabı
Mustafa Kutlu
8.5/10 · 6,7bin okunma
-Bazı şeyleri unutamıyor işte insan… Ne boğazında düğümlenen sözcükleri, ne vedalaşmadan ayrıldığın insanları, ne şimdiki aklım olsaydı dediğin geçmişini ve ne de düşündükçe “ben bunu nasıl yapmışım” dediğin içini kavuran pişmanlıklarını... Hayat bazen doğru kararlar için anlık fırsatlar sunuyor, bazen de atamadığın her adım için sonu gelmez pişmanlıklar... Ve şu zamanda ne kadar uzun sürerse bir iyilik hali, bende o kadar iyiyim işte... Dallardaki meyveleri, yoldaki birkaç papatyayı görmese gözüm, inan haberim bile olmaz yazdan ve bahardan... Yalan değil, çoğu zaman keyif almıyorum bu hayattan... Birkaç defa, kaçıp gitmek de istemedim değil aslında, ama yeni başlangıçları ve o bilindik sonları kaldırmaz artık diye yüreğim, vazgeçtim... Senin anlayacağın, bazı şeyler için fazlasıyla yorgun ve üşengecim... Ama gözlerim ne zaman huzur çekse ve bir bardak çayı içim... Atıyorum kendimi yalnızlıklar diyarına... Katlanılması zor boş muhabbetlerden, samimiyetini yitirmiş yüzlerden daha iyi geliyor bana, bu suskunluk, bu yalnızlık... İçimde tarifsiz bir ağırlık var..! İster adına tükenmişlik de, ister karamsarlık, ister yorgunluk de, ister huzursuzluk... Bu aralar böyleyim işte..!
Kadın sen hiç yaşlanmayacak mısın? Saçlarının beyazı boyalı, gözlerinin hüznü buğulu Yüzünde belli belirsiz çizgiler keder dolu. Yüreğin sefalımı dır cefalı mı kimse bilmez. Gülüşün çocukça gülüşün hareli Miski amber saçıyor baharın papatyalarının meskeni. Kadın sen hiç yaşlanmayacak mısın? Hayaller hüsrana dönerken Hayatlar hazanla küserken. Sakinliğin, sadeliğin, zerafetinle. Bir hüzzam şarkı gibi naifçe, inceden dokunuyorsun ruha hoş sedayla. Geçiyorsun sessizce en demli bakışınla. Aldırmıyorsun geçen zamana Yorgunluğun, olgunluğun, efkarın bir tarafa. Gülümsüyorsun haylaz yanınla. Şiir oluyorsun Basıyorsun harfleri bağrına... Kadın sen hiç yaşlanmayacak mısın?