Oysa sadece duyulmak istiyordum. Anlaşılmak değil, duyulmak.
Dilinin kesildiğini hissettiğin bir yerde kalamazsın.
Dinleyip de anlamayanın anlaşılır sebepleri vardır elbet. Ama duymamak başka. Duymamak yok saymaktır. Sesimi duymayan, yüreğini bana hepten kapatmıştır.
Kalamazsın.
Kelimene bile sağır olandan uzaklaş.
Kendimi çaresiz hissettiğim, her şeyin sonuna geldiğimi hissettiğim çok zaman oldu. Bir köşeye sinip insanlardan uzaklaşıp içimde kendi kendime sarf ettiğim umutsuz cümlelerin dayağını çok yedim. Kendimi çok ezdim, canımı çok yaktım. Kılımı bile kıpırdatmadan seyrettim o perişan hallerimi.
İnsan düşerken tutmaz mı kendinin ellerinden?
Tutmadım.
Düştüm.
Her seferinde sadece bir şeyi hatırladım. Sonra kalktım. Herkesten uzak kendimle verdiğim tüm bu savaşların sonunda yenile yenile ayağa kalktım. Başlangıçta sustum, öylece durdum ama içimdeki o lanet, o sefil sese hep üstün geldim sonunda.