Ben mi kitabı bitirdim, yoksa kitap mı beni bitirdi bilmiyorum. Bosna’ya gitmeden önce aynı yazarın konuyla ilgili başka bir kitabını okumuştum, ama bu kitap beni bambaşka bir şekilde sarstı. Oraya gittiğimde, duvarlarda hâlâ duran kurşun izlerinin aslında insanların ruhlarında da kaldığını görmüş ve hissetmiştim. Belki de bu yüzden kitabı okurken daha çok etkilendim; çünkü okumaya bile dayanamadığım, kalbime derin ağrılar sokan bu acıların gerçekten yaşandığını biliyordum, hatta belki daha fazlası yaşanmıştı… Okurken ‘Ne böyle kitaplar yazılsın ne de bu acılar yaşansın’ desem de, bu zulmü dünyaya duyurmalı, unutmamalı ve unutturmamalıyız. ‘Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.’ Küllerinden doğan Bosna’m gibi, küllerinden doğmaya ihtiyacı olan dünyanın birçok yerinde zulüm gören mazlumların da yeniden doğuşunu görmek umuduyla…