İnsan bir garip hayvandır, her şeye alışır, her alışmadığı şeyden korkar. Hatta bazen o kadar korkar ki, ölümü örneğin dünyada en çok fanilikle bilinen ikbalden ayrılmaya bile tercih eder.
Ben gülden söz ettikçe bülbülü bir türlü unutamam. Gerçi güle âşık olmadığını bilirim. Fakat zavallı kuşun sevdalı hallerine bakılırsa o ufacık gönlünde ne büyük bir aşkın izi hisseder.
O aşk da varsa kendi özgürlüğünedir, tutulup da kafese hapsedelince şakıması şöyle dursun, çoğu zaman yaşaması bile mümkün olamıyor.
Onun sevgisini kıskanıyordu, sevgisini hissetmeyi artık umut etmese de. Ondan haber almak istiyordu, ona ulaşmanın hiçbir imkânı olmadığı halde. Onunla mutlu olabileceğine inanıyordu, artık bir araya gelmeleri imkânsız göründüğü halde.