Biz her şeye,esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan Rabbin adıyla başlayan adamlarız Anna.
Cümlelerime bu alıntı ile başlamak istiyorum Tarık Tufan ’ın da dediği gibi Rabbin adıyla başlamak istiyorum.
Bismillahirrahmanirrahim.
Tarık Tufan sanki bugünler için yazmış bu kitabı sanki biliyormuş bu günleri…
İlk okuduğum Tarık Tufan kitabıydı daha önce de çokça niyet etmiştim okumaya lakin nasip olmamıştı. Tarık Tufan okumamış olmamdan kaynaklı eksik hissediyordum kendimi lakin artık daha eksik hissediyorum. İçimde hemen başka kitaplarını da okuma isteği ve daha önce okumamış olmamın suçluluğu var…
Tarık Tufan mükemmel kalemi ile adeta özetlemiş bir insanı,bir yaşamı, bir ülkeyi. “Artık dünyanın neresinde bir çocuk ölsürse orası Gazze’dir.” demiş mesela sanki bugün Gazze’de binlerce çocuğun öleceğini o gün sezmişte tüm çocukların öldüğü yerleri Gazze ilan etmiş gibi. Yada “ O okumazsa Kudüs sokaklarında koşuşturan çocuklar nefessiz kalıp bir kenara yığılıverecekler. “ demiş bugün onlar için okumanın ne kadar önemli olduğunu adeta anlatmak istercesine. “ Sanayi devrimi bitmediyse, kara kıtanın çocukları evlerine dönmediyse, Gazze’de sürtüp duran serseri duvar, defolup kendi cehennemine dönmediyse, bu yılın yeni olduğu yaygarasını koparan kim?” demiş sanki o kadar çocuk ölürken, o kadar bomba patlarken insanların umarsızca yeni yılı kutlayacağını bilmiş gibi.
Aşktan, sevgiden, özlemden, ölümden ve daha nicelerinden bahsetmiş bizlere.
Kitap üzerine daha çok şey yazmak isterim lakin ne yazarsam yazayım yetersiz kalır biliyorum o yüzden uzun lafın kısa okunmalı diyorum mutlaka okunmalı.