Eskiden ampütasyona bu kadar takılmazdım. Uzun yıllar, kalan parçalarımla idare ettiğimi sandım. Hünerli hayvanlar gibi girdiğim ortama göre şekillenmeyi, icabında rengimi değiştirmeyi, kuyruğumu kesmeyi, kanat takmayı ya da yerlerde sürünmeyi öğrendim. Fakat bunun ağır bedelleri oldu. Hem çok yoruldum hem de kendim dediğim şeyin neye benzediğini unuttum.
Acıklı konfor alanımı tek etmeyi, dışarıda, daha hafif bir atmosferin kucağında nefes almayı beceremedim.Ne garip, biraz kendini deşmeye kalksa, insan, sonunda olduğunu sandığı kişinin tam tersi çıkıyor. Sokakta görse yüzünü buruşturup asla böyle biri olmak istemezdim dediği kimse, işte o çıkıyor insan.