Zorba

Zorba
@Hayrahmi
Delirmek istedim en çok. Delirip dünyayla tüm bağımı koparmak, örneğin bir ağacın eğri büğrü dalını, kaldırımda bir taşı veya yere dökülen suyun toprakta yavaş yavaş ilerleyişini dert edinmek istedim. Deliremedim.
Social Worker
Lisans
İzmir
54 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Yanılıyordu. Yanılması da doğaldı, çünkü gerçeklik zorunlu olsa da, bir bütün olarak öngörülemez;bir başkasının hayatına ilişkin doğru bir ayrıntıyı öğrenen kişi derhal bundan yanlış sonuçlar çıkarır ve yeni keşfettiği gerçeği aslında onunla hiç ilgisi olmayan meselelerin açıklaması olarak görür. MARCEL PROUST
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Geyikli Gece
Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Herşey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk. Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı sürdük Bir yandan kaybolduk Gladyatörlerden ve dişlilerden Ve büyük şehirlerden Gizleyerek yahut dövüşerek Geyikli geceyi kurtardık Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz Bilir bilmez geyikli gece yüzünden `Geyikli gecenin arkası ağaç Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü Çatal boynuzlarında soğuk ay ışığı` İster istemez aşkları hatırlatır
Şiir
231
Öğrenmek değiştirir bizi, yalnızca ''yaşatmak''la kalmayan tüm gıdaların yaptığını yapar-: fizyologların da bildiği gibi. Oysa bizim temelimizde, orada, tamamen ''aşağıda'' , elbette öğrenmeyen bir şey, granitten bir tinsel yazgı, önceden belirlenmiş seçme sorulara önceden belirlenmiş bir karar ve yanıt vardır. Her büyük sorunda, değişmeyen bir ''ben buyum'' konuşur; örneğin bir düşünür kadın ve erkek hakkında öğrendiklerini değiştiremez, yalnızca adamakıllı pekiştirebilir- kendisinde bu konuda ''sabit olanı'' sonuna kadar keşfedebilir yalnızca. Bu zamanlarda sorunlar için özellikle bizde güçlü inançlar uyandıran belirli çözümler bulunuyor; belki bundan böyle onun ''kanaatleri'' denir bunlara. Daha sonra- yalnızca kendini bilmenin ayak izleri görülür onlarda, bizim olduğumuz sorunlara kılavuzlar, - daha doğrusu bizim olduğumuz büyük aptallığa, tinsel yazgımıza, tamamen ''aşağıdaki'' o d i k k a f a l ı y a. Kendi kendime gösterdiğim bu zengin nezaket üzerinden, belki de ''kendinde kadın'' hakkında bazı hakikatleri telaffuz etmeme izin verilir: bunların ne kadar da yalnızca - benim hakikatlerim olduğunun - daha en baştan bilinmesi koşuluyla.-
Sayfa 162 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce