Hangi sayfasından düştüysek hayatın orayı özlüyoruz galiba. Kederse keder mutluluksa mutluluk... Mümtaz hep bu yazgının peşinden sürüklenir. Bir yandan Suat olmamak için çırpınırken bir yandan da kendi kabuğundan çıkma arzusuyla yanıp tutuşur.
Dünyanın yaprakları dökülüyor. Savruk bir bedenin gölgesi olarak içimdeki bütün kelimeler bunlar. Daha fazlası yok. Herşeyin yalınkılıç üstüste geldiği bir zamansızlık içinde...
Anne ölünce çocuk
Bahçenin en yalnız köşesinde
Elinde bir siyah çubuk
Ağzında küçük bir leke
Çocuk öldü mü güneş
Simsiyah görünür gözüne
Elinde bir ip nereye
Bilmez bağlayacağını anne
Kaçar herkesten
Durmaz bir yerde
Anne ölünce çocuk
Çocuk ölünce anne
Annesiz ilk anneler günüm...