Hayrettin Erkan

Hayrettin Erkan
Instgram: (erkanhayrettin) Kitap inst: @sevdaninotekiyisi YouTube kanalım: Hayrettin Erkan youtu.be/otDqwtQQh9g?si=... Şiir kitabım: Sevdanın Öte Kıyısı
Öğretmen -sosyolog-felsefeci-yazar
sosyal bilgiler öğretmenliği/sosyoloji/felsefe/Sosyoloji Yükseklisans
istanbul
8 Ağustos
740 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
… Protestan dünyada dünyasal haktan ayrı ya da ona karşıt olacak hiçbir kutsal, hiçbir dinsel duyunç yoktur. …
Sayfa 124·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
… Liberalizm tüm bunların karşısına tekil istençlerin atomik ilkesini çıkarır: Herşey onların kesin güçleri ve kesin onayları yoluyla olmalıdır. Özgürlüğün bu biçimselliği ile, bu soyutlama ile, örgütlenişte sağlam hiçbirşeyin doğmasına izin verilemez. Hükümetin tikel düzenlemeleri hemen özgürlüğü karşılarında bulurlar, çünkü bu özgürlük tikel istencin özgürlüğü ve öyleyse özençtir. Kalabalığın istenci bakanlığı devirir, ve şimdiye kadarki karşıtçılık bundan böyle onun yerini alır; ama bu sonuncusu, şimdi hükümet olduğu sürece, yine kalabalığı karşısına alır. Böylece karışıklık ve huzursuzluk sürer. Bu çarpışma, bu düğüm, bu sorun Tarihin şimdi üzerinde durduğu ve gelecek zamanda çözmesi gereken şeydir. 2. Şimdi Fransız Devrimini dünya-tarihsel olarak irdelememiz gerekir, çünkü içeriğe göre bu olay dünya-tarihseldir, ve biçimciliğin kavgası hiç kuşkusuz bundan ayrı tutulmalıdır. Dışsal yayılma söz konusu olduğunda, hemen hemen tüm modern Devletler ya fetih yoluyla aynı ilkeye açılmış ya da bu ilke doğrudan doğruya onlara götürülmüştür Liberalizm özellikle tüm Romanik Uluslara, yani Roman Katolik Dünyaya, Fransa, İtalya, İspanya'ya egemen olmuştur. Ama her yerde iflas etmiştir; ilk olarak Fransa'daki büyük firması, sonra İspanya'daki, İtalya'daki; ve dahası, götürüldüğü devletlerde ikişer kez. Ispanya'da bir kez Napoleon'un Anayasası yoluyla, sonra Cortes’in Anayasası yoluyla durum buydu; Piemont'da, bir kez Fransız İmparatorluğuna katıldığı zaman, sonra kendi içindeki ayaklanma yoluyla; ve yine Roma'da, Napoli'de de ikişer kez. Böylece Liberalizm soyutlaması Fransa'dan başlayarak Romanik Dünyaya yayıldı; ama bu dunya dinsel kölelik yoluyla politik özgürlüksüzlükte Zincire vuruldu Çünkü Hak ve Özgürlüğü bağlayan zincirlerin Duyuncun kurtuluşu olmaksızın kırılabileceği,
Sayfa 119·Kitabı okudu
Alıntı
… Çoğunluk Herkestir, ve kararda yalnızca Azınlığın payının olmasına izin vermek geçersiz bir yol ve çok büyük bir tutarsızlık olarak görünür, çünkü herkes onun için Yasa olması gereken şeyde kendi istenci ile bulunmayı ister. Azınlığın Çoğunluğu temsil etmesi [vertreten] gerekir, ama sık sık onları yalnızca çiğner [zertreten]. Daha önemsiz olmamak üzere, Çoğunluğun Azınlık üzerindeki egemenliği de büyük bir tutarsızlıktır. …
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
… İstenç ancak Başkasını, Dışsalı, Yabancıyı istemediği sürece özgürdür, çünkü o zaman bağımlıdır; tersine, stenç ancak kendi kendisini, Istenci istediği sürece özgürdür/Saltık İstenç özgür olmayı istemektir. Kendini isteyen İstenç tüm hakkın ve tüm yükümlülüğün ve böylelikle tüm tüze yasalarının, ödev buyruklarının ve dayatılan yükümlülüklerin zeminidir. İstencin kendisinin Özgürlüğü, böyle olarak, tüm Hak kın ilkesi ve tözsel temelidir; kendisi saltıktır, kendinde ve kendi için bengi Hak, ve başka tikel hakların yanında en yüksek Haktır; giderek İnsanın onunla İnsan olduğu şeydir ve öyleyse Tinin temel ilkesidir. Ama en yakın soru şudur: İstenç belirliliğe nasıl gelir? Çünkü kendi kendisini isterken yalnızca kendisi ile özdeş bağıntıdır; ama tikel olanı da ister, ve biliriz ki değişik ödevlerve haklar vardır. …
Sayfa 110·Kitabı okudu
Alıntı
… Düşüncenin bilinci düşüncenin herşeyi sallantılı kılan o sofistliğinden ilkin Descartes tarafından çekilip çıkanıldı. Nasıl Tinin ilkesi arı Germanik uluslarda ortaya çıktıysa, yukarıda verilen iç bölünmüşlük ilkesi ile bağlı plan soyutlama da ilk kez Romanik uluslar tarafından kavrandı. Deneysel bilim buna göre Protestan İngiltere ile birlikte onlarda, özellikle İtalyanlar arasında hızla yayıldı. İnsanlara sanki Tanrı ilk kez şimdi güneşi, ayı, yıldızları, bitkileri ve hayvanları yaratmış gibi, sanki Yasalar ilk kez şimdi belirlenmiş gibi göründü; çünkü insanlar ilk kez şimdi Uslarını o Usta yeniden tanırken onlara bir ilgi duymaya başladılar. İnsanın gözleri açıldı, duyuları uyarıldı, düşüncesi etkin ve açıklayıcı oldu. Doğa Yasaları ile insan çağın canavarca boşinançlarının olduğu gibi yalnızca büyü tarafından yenilebilecek yabancı güçlere ilişkin tüm tasarımlarının da karşısına çıktı. …
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam