Hayrettin Erkan

Hayrettin Erkan
Instgram: (erkanhayrettin) Kitap inst: @sevdaninotekiyisi YouTube kanalım: Hayrettin Erkan youtu.be/otDqwtQQh9g?si=... Şiir kitabım: Sevdanın Öte Kıyısı
Öğretmen -sosyolog-felsefeci-yazar
sosyal bilgiler öğretmenliği/sosyoloji/felsefe/Sosyoloji Yükseklisans
istanbul
8 Ağustos
740 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
… Cevdet Paşa'ya göre medenî hukuk bir ulusun varlığının ve birliğinin temelidir. Osmanlı devleti bir İslâm devleti olduğuna göre onun medenî hukukunun İslâm hukukundan çıkarılacak bir medenî kanuna dayanması gerekirdi. Cevdet Paşa medenî hukuku bir anayasaya dayandırma görüşü yerine, devlet hukukunu medenî hukuka dayandırma görüşü yüzünden devletin temel yasasının anayasa olacağı görüşüne sonuna dek karşı çıkmıştır ve rakibi olan Mithat Paşa'nın kanun-1 esâsîcilik akımına katılmamıştır. Ona göre Tanzimat Hatt'ında kamu hukuku açısından yeterli temeller verilmişti; olgun ve akıllı bir hükümdarın devlet başkanlığı altında bu kadarı yeterliydi. Oysa İslâmî bir "ulus"un varlığı açısından asıl önemli olan medenî hukuktu. Medeni hukuku kanunlaştırma sorununda Fransız Medenî Kanunu'nu alma yanlıları ile Cevdet Paşa'nın görüşünde olanlar arasındaki çatışma bize o zamandan yarım yüzyıl önce Almanya'da medenî kanun yapılması konusu üzerine çıkan ünlü bir tartışmayı hatırlatır. Avrupa'da Napolyon Kodu'nun (Code Napoléon) açtığı çığır üzerine Alman medenî kanunu sorununu ele alan Anthon Thibaut'nun (1722-1840), 1814'te "Almanya için bir medenî kanun gerekliliği" üzerine yazdığı bir yazısı üzerine Friedrich Karl von Savigny (1779-1861) bir ulusun hukukunun, örneğin, tabiî haklar felsefesine dayanarak rasyonel kurallar koymakla ortaya çıkmadığı görüşünü ileri sürmüştü. Ona göre hukuk, kanun yapıcıların koyacağı yargıların ürünü değildi. Hukuk halk inançlarından doğar, halk âdetleriyle yerleşir, adalet uygulamalarıyla sağlamlaşırdı. Hukuk, bir ulusun hayatında sessizce yaşayan, o ulusun kendine özgülüğünün, kendisi olan ulusal benliğinin (Volksgeist'ın) görünüşüdür. Medenî kanun yapmak, ancak ulusal benlikte yaşayan uygulamalara uymak koşuluyla onlara sadece biçimsel bir görünüş
Sayfa 225·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
… Yaşam ancak değerli birşeyi ereği olarak aldığı yerde değerlidir. …
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
… genel olarak Köleliğin temeli insanın henüz özgürlüğünün bilincini taşımaması ve böylelikle bir şey, değersiz bir nesne düzeyine düşmesidir. …
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
… Negronun bulunduğu bu kültür aşaması Dinde daha yakından anlaşılabilir. Din durumunda tasarımladığımız ilk şey insanın daha yüksek bir Güce ilişkin bilincidir (üstelik bu salt Doğa gücü olarak anlaşılsa bile), ki onun karşısına insan kendini daha zayıf, daha aşağı birşey olarak duyumsar. Din insandan daha yüksek birşeyin olduğunun bilinci ile başlar. Ama Herodotus bile Negroları büyücüler olarak adlandırdı; oysa büyücülükte bir Tanrı tasarımı, törel bir inanç tasarımı bulunmaz; tersine, büyücülük insanı en yüksek güç olarak sergiler, yalnızca onun Doğa gücüne karşı buyurgan olarak davranabildiğini kabul eder. Öyleyse burada ne Tanrıya tinsel bir tapınma, ne de Hakkın bir egemenliği söz konusudur. Tanrı gürler, ama tanınmaz: İnsan Tini için Tanrı gürleyen birşeyden daha çoğu olmalıyken, Negrolar arasında durum bu değildir. Doğal olana bağımlılığın zorunlu olarak bilincinde olmalarına karşın, çünkü fırtınaya, yağmura, yağmur zamanının sona ermesine gereksinirler, gene de bu onları yüksek birşeyin bilincine dek götürmez; öğelere buyruk verenler onlardır, ve buna büyücülük derler. Kralların bir yardımcılar sınıfı vardır ki, onlar aracılığıyla Doğadaki değişimleri denetlerler; ve her yerin böyle büyücüleri vardır ki, özel törenleri her tür bedensel devim, dans, bağırış ve çağırışla yerine getirir ve bu aptallaşmanın ortasında buyruklarını verirler. Dinlerinin ikinci öğesi bu güçlerini kendileri için görünür kılmaları, onlara dışsal anlatımlar vermeleri ve bunun için kendilerine imgeler yapmalarıdır. Güçleri olarak tasarımladıkları şey bu nedenle nesnel, kendi içinde sağlam ve onlardan ayrı birşey değil, ama bütünüyle ilgisiz olarak ilk en iyi nesnedir ki, bunu bir hayvan, bir ağaç, bir taş, ya da tahtadan bir şekil olan bir 'cin'e yükseltirler. Bu Fetiştir-bir sözcük ki,
Sayfa 104·Kitabı okudu
Alıntı
… 2. Vadi Ovaları. Bunlar nehirler tarafından yarılmış ovalardır ve bütün verimliliklerini onları oluşturan nehirlere borçludurlar. Çin böyle bir vadi ovasıdır, ve İndus ve Ganj tarafından kesilen Hindistan, Fırat ve Dicle'nin geçtikleri Babilonia, Nil tarafından sulanan Mısır. Bu ülkelerde büyük imparatorluklar doğar, ve büyük Devletlerin kuruluşu başlar. Çünkü buralarda bireylerin başlıca geçim kaynağı olarak egemen olan tarım mevsimlerin düzenliliğine ve buna uygun olarak düzenlenmiş işlere bağlıdır: Toprak mülkiyeti ve bununla ilgili tüzel ilişkiler, eş deyişle ilkin böyle ilişkilerde olanaklı olan Devletin temeli ve altyapısı başlar. …
Sayfa 100·Kitabı okudu
Alıntı