Hayri Varol

Hayri Varol
@HayriVarol
Tanınmamış Kişi, Ayçiçeği Tarlalarına Beton Dökülürken, Kazak Gölü'nde Kanat Çırpan Beyaz Kuğular ve Gadaşım kitaplarının yazarı.
beyoğlu rapsodisi üzerine..
Puan vermedi·408 syf.··
2022 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2022 14:30
Ben esasında Ahmet Ümit hayranıyım. Okuduğum tüm eserlerine hayran kaldım. Ancak bu kitabında çıtayı biraz düşük buldum. Diğer eserlere göre daha özensiz ve zahmetsiz yazılmış gibi geldi. Hatta bazı yerlerde hatalar da yakaladım. Örneğin, Kenan, Piyer'in telefonunu istediğinde evde olduğu için numarayı veremedi, çünkü numara ofisindeydi, bir baska zamanda ise arabasında telefonu çaldığında bir de baktı ekranda Piyer'in ismi vardı. Roman sanki biraz Beyoģlu'nu anlatmak için yazılmış gibi duruyor. Ya da Beyoğlu'nun, filmlere, fotoğraflara, romanlara yakışan büyülü havasından faydanılmak istenmiş gibi. Yine de o büyülü mekanları ve yazarın büyüklüğünü göz önünde bulundurursak, keyifli bir okuması var..
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201632,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Hayri Varol

, bir kitap okudu
Puan vermedi·408 syf.··
4 günde okudu
·
2022 11. kitabı
Ahmet Ümit
8.2/10 · 32,9bin okunma
"bafra... ah bafra" üzerine..
Puan vermedi·464 syf.··
2022 10. kitabı
Bafra..Ah Bafra..Ayrılığımızın üzerinden geçen koca koca yıllara rağmen bir gün olsun hatıralarımızdan çıkmayan Bafra..Doyasıya yaşayamadığımız, doyamadığımız Bafra.. Yaşadığımız günleri, en hüzünlü ve de en neşeli anıları artık düşlerimizde yer bulan Bafra.. Bir gün mutlaka geri döneceğiz diye ayrıldığımız ama belkide artık hiç dönemeyeceğimiz, belki bir kaç senede bir, en iyi ihtimal senede bir kaç kere gidebileceğimiz Bafra.. Ne güzel yazmış Alptekin Ahıshalıoğlu Bafra'yı, Bafralı'yı.. Bafra..Ah Bafra, yaşadığımız günlere olan özlemimizi hatta yaşayamadığımız, daha da geçmiş dönemlerine ait yaşanmışlıkları dile getiren, okurken büyük keyif aldığım, bitmesine yakın, bitecek diye üzüldüğüm bir kitap.. Aynı zamanda bir şehir, tıpkı bir insan gibi nasıl yaşlanır ve ölür, bunu okuyarak izlediğim, ve gördükçe burnumun direğini sızlatan bir anılar demedi.. Sadece Bafralıların değil, kendi yaşadıkları ve ayrıldıkları şehirlere özlem duyanların da kendilerine ait benzerlikleri bulabilecekleri bir kitap.. Kitap içerisinde keyifle okuyabileceğiniz dermelerden birisini paylaşmak istiyorum, sabırla okuyabilenlere.. Aşağı yukarı kırkbeş yıl öncesi..Ayakkabıcılar Arastası'nın bir köşesinde babamın, karşı köşesinde Gebeleğin Enver Amca'nın dükkanı bulunuyordu. Gebeleğin bitişiğindeki dükkan ise Azzemmi'nin ve üst katında röntgen mütehassısı Doktor Kolaylı Mehmet Bey'in muayenehanesi vardı. Günlerden bir gün Gebeleğin Enver Amca, mahalleden komşusu Yağcı Havva ile konuşuyordu. Havva Hanım2ın elinde büyk ve sarı renkli bir zarf vardı. O tarihlerde henüz naylon poşet diye bir şey bilinmediği için, röntgen filmleri büyük sarı renkli bir zarfa konulurdu. Birinin elinde bu sarı zarf görülünce, bir sağlık sorunu olduğu ve zarfın içinde röntgen filmi bulunduğu hemen anlaşılırdı. Babam,
Bafra... Ah Bafra...Alptekin Ahıshalıoğlu · Postiga Yayınları · 20111 okunma
Sevmek de, yaşamsal bir ihtiyaçtır.. Birini, birilerini sevmedikçe... dokunmadıkça... öpmedikçe... cıvıl cıvıl sevgi sözcükleri sarfetmedikçe; kalbin katılaşıyor... için kararıyor... kararıyor... kararıyor... dışına vuruyor... yüzün de kapkara oluyor.. Ruh ölümü yaşıyorsun..