Bir gemide başlayan hikaye... Bir satranç oyunu ile tamamen başka bir yere gidiyor. İki farklı hayat satrançta düğümleniyor. Doktor B. tesadüfle olaya dahil olsa da asıl hikaye ondan sonra başlıyor.
SatrançStefan Zweig · Bilgi Yayınevi · 2016279,5bin okunma
Zezé büyüyor. Ama her zaman ki gibi yalnız ve hüzünlü.
Yüreğinde cucuru kurbağası Adam ve Maurice yanında. Ama nihayetinde yine yalnız.
"Kendim için şarkı söylemeyi sürdüreceğim, çünkü, ne mutlu bana ki, hâlâ pişmanlık sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorum."
Bülbülün Kırk Şarkı'na benzer bir roman olacağını, Hz. İbrahim dönemini ele alacağını düşünüyordum. Çok geçmeden yanıldığımı anladım. Hikaye günümüzde geçmesine rağmen kurgusu, ince detayları ve karakterleriyle nabzını hiç düşürmedi. Dünya sahnesinde dönen oyunlar, oyunların bilinmesine rağmen yapılamayanlar, tarihi eserlerin akıbeti hüzünlerdirdi. Zare(Sare)'nin hayatındaki detaylarla şaşırttı. Selim karakterine gıpta ettirdi. Nelere sahip olduğumuzu yeniden hatırlattı. Tanıdık üslubuyla tam bir İskender Pala romanı.