Bazıları partizanlardı, bazıları direniş savaşçıları. Bazılarıysa paylaşacak bilgileri olmamasına rağmen işkenceciler'in sapık zevklerine alet olan, rastgele seçilmiş kurbanları di.
Hiçbir şey görme. Hiçbir şey duyma. Hiçbir şey söyleme. Burdan sağ çıkmayı başarabilirsin.
Başta soğuk gelen oda şimdi fırın gibiydi. O da bu fırının içinde yanıyor, tellerden yayılan ateşte kayboluyordu. Dinliyor musun sevgilim? Sana söylediğim şarkıyı duyuyor musun?
Lorenzo kılıfı masaya koydu. Kılıfın kapağını kaldırırken buz kesmiş elleri titriyordu.LA DİANORA siyah kadifeden beşiğinin içinden bir mücevher gibi, parlatılmış bir kadife taşı gibi yatıyordu.
Bende kendi kendime konuşuyorum.
Fakat çok can sıkıcı bulduğumdan sohbetimi şarkı söylüyorum karıcığım.
Hem, ne dersin.
O, berbat, ayarsız sesim öyle bir dokunuyor ki içime yüreğim parçalanıyor.
.Metin Kahraman - Deniz koydum adını
Her sabah milyonlarca öğrencinin “türküm" diyerek başlayan ve “varlığım türk varlığına armağan olsun" diye biten toplu andı tekrarlaması boşa değildi. Oysa biz bu andı her sabah söylerken sesimizin yüksek çıkmasından başka bir şeye dikkat etmez ,kelimelerin ne anlama geldiğini düşünmezdik.