Kaderim benim fikrim alınmadan yazılıyordu. Bazen içimden herkesin sözünü kesip, "Bir dakika, burada sanık kim? Sanık olmak önemli bir sey. Benim de söyleyeceklerim var!" demek geliyordu.
Günlerin nasıl hem uzun hem bu kadar kısa olabildiğini anlamamıştım. Yaşaması uzundu elbette, fakat o kadar genişlemişlerdi ki sonunda iç içe geçiyorlardı. Adlarını yitiriyorlardı. Benim için içi boşalmadan anlamını koruyan yalnız dün ve yarın sözcükleriydi.
Sizinki kadar katılaşmış bir kalbe daha önce hiç rastlamadım. Karşıma çıkan suçlular bu ıstırap simgesi önünde hep anlamışlardır," diye mırıldandı. Dilimin ucuna kadar geldi, cani oldukları içindir diyecektim neredeyse. Ama şöyle bir düşününce, ben de onlardan biriydim aslında.