Habil Kılıç

Habil Kılıç
E-ticaret Uzmanı
Üniversite
İstanbul
35 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2025 00:00
Hüccetü'l İslâm İmam Gazzâlî'nin bu kitabı tam bir Kur’an-ı Kerim rehberi. Bu kitabı okuduktan sonra Kur’an-ı Kerim'i okuma adabı, sevgisi, anlamı daha da güzelleşiyor. İçindeki bilgiler muhteşem. Ayrıca devrimizdeki sözde Kur’an-ı Kerim'in her şeyini yalamış yutmuş, çözmüş bazı zatlara da cevap niteliğinde. Kitaptan bazı alıntılar şu şekildedir: "Kur'an-ı okumak gibi bir nimete kavuşan kişi, bir başkasına kendisinden daha iyi bir nimet verilmiş olduğunu düsünecek olursa, Allah Teâlâ'nın büyüttüğü o nimeti küçültmüş olur."(Teberâni ve Kitabü'z-Zühd) "İnsan kendisinin iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olduğunu bilmek istiyorsa, Kurâna sorsun! Eğer Kur'ân-ı seviyor ve ondan çok hoşlanyorsa, Allah'ı da, Peygamberini de seviyordur. Kur'ân'dan hazzetmiyorsa, Allah ve Resulünden de hazzetmiyordur." ibn Mesud "Kur’an'la dopdolu olan kalbi ateş yakmaz." (Teberâni) "Allah katında Kur'ân'dan daha üstün bir sefaatçi yoktur: Ne peygamber, ne melek, ne de başkası."' (Teberâni) Özlemini çektiği şeyi Kur'ân'da bulmadıkça mânevi ilerlemeyi gerilemeden ayırması bilmedikçe, Rabbi ile yetinip kullara ihtiyaç duymadıkça, o kişi Allah dostu olamaz! Hz. Ali şöyle demiştir: "İsteseydim, Fâtiha'nın yetmiş deve yükü tefsirini yazardım!" Aklın payına düşen, anlamları kavramaktır. Kalbin payına düşense, öğüt alma, yasaklardan etkikenme ve istenenleri uygulamaya koymadır. Demek ki dil okur, akıl anlar ve kalp öğüt alıp uygular. Her şeyde O'nu görmeyen, Ondan başkasını görüyor demektir! Buraya kadar anlattıklarımızdan maksat, Kur'ân'ı nasıl anlamak ve kavramak gerektiğine ışık tutmaktır. Kur'ân'ın âyetlerinin mânâlarının tamamını kavrama konusuna gelince, bu imkânsız bir şeydir.
Kur'an'ı Okumak ve Anlamakİmam Gazali · Sufi Kitap Yayınları · 20192,031 okunma
Reklam
8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 00:00
Roger Garaudy'yi keşfetmenin şansını yaşıyorum. Cesareti ve kalemiyle adeta tek başına İsrail’e karşı gerçekleri dile getiren bu büyük yazarın eserlerini okumak, dünyaya farklı bir pencereden bakmamı sağlıyor. Onun yazıları, sadece bir düşünürün değil, aynı zamanda hakikatin peşinde koşan cesur bir insanın kaleminden dökülen satırlar. Bu kitap da cesurca yazdığı kitaplardan bir tanesi. Okudukça insanın aklı şaşıyor gerçeklere. İsrail’in dünyaya tehdini, terörünü, manipülasyon hareketlerini tüm gerçekliğiyle ortaya seriyor. Muhakkak okumanızı tavsiye ediyorum. Kitaptan birkaç parça şu şekildedir: İzak Şamir’in kendisi şunları yazıyor:“Genel kanaatin aksine, İsrail'e göç edenlerin ekserisi Hitler'in katliamından arta kalanlar değillerdi, bazı Arap ülkelerinin bölgenin yerlileri durumundaki Yahudileri idi.” Meselâ Auschwitz kurbanları adına dikilmiş anıtın levhasında, 1994 yılına kadar on dokuz dilde dört milyon kurban ifadesi yazılıydı. Bugün ise yeni levhalarda yaklaşık bir buçuk milyon’ ifadesi yer alıyor. Altı milyon Yahudi’nin katledildiği efsanesi ortaya atılarak, insanlığın bu konuda “tarihin en büyük soykırımına” tanık olduğu kabul ettirilmek isteniyordu. Amerika yerlilerinden 60 milyonunun öldürüldüğü, yine (her bir esir için 10 kişi ölü olmak üzere) Afrikalı 100 milyon Siyahî’nin katledilmiş olduğu unutturuluyordu! Hatta Hiroşima, Nagazaki ve o İkinci Dünya Savaşında, 17 milyonu Slav olmak üzere, can veren elli milyon insan da unutuluyordu! Sanki Hitler sadece Yahudi kıyımı yapmıştı da, bütün insanlığa karşı bir suç işlememişti! Hakikat kendi yoluna devam ediyor, hiçbir şey de onu durduramayacaktır. 1896 dan itibaren, Siyonizm Theodore Herzl tarafından kurulmuş olan siyasi hareketin adıdır. Siyasi Siyonizm’i tanımlayan üç temel özellik, onun politik,
İsrail Mitler ve TerörRoger Garaudy · Timaş Yayınları · 2019387 okunma
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2024 30. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 00:00
İlk kitabı ruhen çok darda olduğum bir zamanda bir arkadaşımın tavsiyesiyle okumuştum. Okudukça kendimi buldum, dinledim, gördüm. Gerçekten teselli olmuştu bana. Hatta yazarla sosyal medyada mesajlaşmıştım özellikle teşekkürlerimi sunmuştum. Bu kitap da aynı şekilde ruha çok iyi geliyor. Okumanızı tavsiye ediyorum. Kitaptan birkaç bölüm aşağıdaki gibidir. Kişi, zevk esnasında kendini, varlığını unutur, bir başkası olur, âdeta bir yabancı... Ve insan ancak acıyla içine döner, kendine gelir, kendi olur. Nerede keder varsa orası mukaddes topraktır. Bir gün bunun ne demek olduğunu anlayacaksın ve o güne kadar hayatın anlamına dair hâlâ hiçbir şey biliyor sayılmazsın. Demek ki bir işin korkusu, kendisinden yüz kat betermiş. İnsan teselliyi başta kendine vermeli. Derdinizi sizden daha iyi kim anlar? “Cor ne edito”. Yüreğini yeme!” Biraz sert söylemek gerekirse içini dökecek arkadaşı olmayan kişi, kendi yüreğini kemiren bir yamyamdır. Gelecekle ilgili korkuların mı var? Bu korkuların hiçbiri korktun diye senden uzaklaşıyor değil. Geçmişle ilgili üzüntülerin mi var? Üzüldün diye o hatıralar yeniden düzenleniyor ve tamir ediliyor değil. Biliyorsun ki şimdiki sorunlar ağladın, sızladın, feryat ettin diye yoluna giriyor da değil. Yersiz korku ve üzüntüler çoğu zaman zarara sebebiyet verir. En iyimser tahminle de perdeyi sıfır faydayla kapatır. Geleceğe vardığımızda kuracağımız “Bari o kadar endişe etmeseydim.” cümlesi ile bu duyguların geçmişe bir faydası olmadığını anladığımızda kuracağımız, “Keşke o kadar üzülmeseydim.” cümlesi, hemen hemen aynı mananın iki farklı tezahürüdür. Enaniyet, çağının çocuğu olduğu için günümüz insanı aczini kolay kabullenmez. İnsanın acıları, dünya sevgisi ve dünya hayatına bağlılık nispetinde artar. “Bütün dünya benim olsa gamım gitmez
Dervişin Teselli Koleksiyonu 2Mecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 20221,927 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2024 00:00
Bir cinayete kurban giden Leyla'nın hayatındaki birkaç kişinin hayatını, gözlemlerini, Leyla'nın cinayete kurban gitmesindeki süreci akıcı bir üslupla anlatan bir öykü kitabı. Ayşegül Genç hocanın tüm kitaplarını tavsiye edebilirim size. Bir gün kıymeti anlaşılacak bir yazarımız. Şimdi ise saklı bir hazine gibi sadece onu okuyanlar bilir. Kitaptan birkaç alıntı şöyle: Yalnızsanız yere atmaya değecek çöp bile çıkaramazsınız. Aşkın ateşi güneşin ateşini yatabilir. Ne çok ağlamıştım. Bir şeyleri değiştirememenin acısıyla, başka insanların ölümlerini durduramamanın vicdan azabıyla, mızmızlanmıştım. İnsan niye ağlayınca hiçbir şeyi değiştiremiyor. Sözün kaderi insanda, insanın kaderi sözde suret buluyordu. Kaçmak dirilmeye bir umuttur. Her şey bu kadar netken ben niye aşikâr değilim. Ölmeyi iyi bilmek değil midir zaten insanı yaşatan. İnsan aynaya bakınca kendi ölümünü seyredermiş; sevdiklerinin yüzüne bakınca ise kendi hayatını... Yaşam koskoca bir incinme İnsan bir kalbi kucaklarsa güzeldir. Kalp için devrimdir bu. Mazlumun nasıl dini, ırkı, kökeni yoksa merhametin, vicdanın da dini. ırkı, kökeni yoktur...
Çile KırgınıAyşegül Genç · İz Yayıncılık · 2020201 okunma
9/10
·300 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 00:00
İnsanın ruhuna hitap eden, düşündüren bir kitap. Okudukça kendinden parçalar görüyor insan. Özellikle "Ey Merhamet" bölümünü dikkatli okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabı okudukça anladım ki sanırım Kemal Sayar hocayı bu kadar sevmemin, kendime yakın hissetmemin sebebi kaybettiğimiz babalarımıza olan sevgimiz ve özlemimizdir. Kitaptan bazı alıntılar şöyle: Sesime cevap verecek bir ses, ruhumu onda seyredeceğim bir yüz yok. Bu insan çölünün ortasında kimsesizim. Sonra derler ki bir gurbet daha var, adı duygusal yalnızlık. Kendi duygularımdan çok uzaklara gittiğimde olur. Seviniyor muyum, üzülüyor muyum, âşık mıyım, bir derdim mi var, hiç bilmiyorum. İnsan kendinin gurbetine çıktığında, işte orası en koyu yalnızlıktır. Kalbimi okumayı unutursam eğer, bir el bana değsin ve harfleri yüzüme tutsun isterim. Hecelemeyi yeni söken bir çocukmuşum gibi, otursun biri yanımda ve bana okumayı öğretsin. Bak bu kalp atışı aşkın alametidir. Bak bu özlem, yurt ağrısı olarak okunur. Yurdundan ayrı düşen ağrır. Böyle tek tek öğretsin bana kelimeleri. Yüzleri okumayı öğretsin, kâinata bakmayı. Bir yoldaş ara, bir refiki özle ama bir tarikin de düşünü kur. Yolu düşlemeyene yoldaş nasip olur mu kuzum? Babamın serazat oğluydum. Büyümeye hiç de niyetim yoktu. Onun ölümüyle bir gecede büyüdüm. Sevdiklerimizin ölümü bizi başkalarının acılarına karşı daha duyarlı kılıyor. Ancak acımış bir yürek, başkasının acısını tam mânâsıyla hissedebiliyor. Belki de insan bir yetimdir. Kaybettiği kutsalın açlığıyla kıvranan bir yetim. Istıraba ve ölüme karşı uyuşmuş, acıyı ve ölümü hayattan kovmak isteyen, kutsalı günlük hayatta eksikliğine çoktan alışmış olan insan, sadece canını çok acıtan bir ölümle, en çok sevdiklerinin ölümüyle anlar bir uçurumun kenarı sıra yürüdüğünü. Ancak bir “uçurum ân” ile
Duygu ve Düşünce
MerhametM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20182,108 okunma
Reklam