İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlk çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir.
Adaleti çökmüş bir milleti yok olmaktan hiçbir güç kurtaramaz.
Kendini çok fazla önemsiyorsun. Kendi kafanda kendin çok önemli hale gelmişsin. Bunun değişmesi gerekir. O kadar önemli biri haline gelmişsin ki, kendinde her şeye kızma hakkın görüyorsun. O kadar önemlisin ki, eğer dünya senin istediğin gibi olmazsa, sen bırakıp gidebiliyorsun. Belki bunları yaparken, kendini karakter sahibi bir insan olarak görüyorsundur; karakter sahibi olduğun için böyle davrandığını sanıyorsundur. Böyle düşünmenin hiç anlamı yok; çünkü sen zayıfsın ve kendini beğenmişin birisin.
Oruç, hayat temposunun isteyerek durdurulması demek
olan bu ibadet, insanın "nefsi ve arzuları karşısında hür oluşunun teyididir. Aynı zamanda da, açların varlığından bizzat
haberdar olmam ve kendim de o açlığı çeken öteki biri olarak
onları sefalet ve ölümden kurtarmaya katkıda bulunmam gerektiğinin bana hatırlatılmasıdır.
Savaşın olduğu yerde önemli olan vicdandı. Kalplere vabeste vicdan. Vicdan hükmünü yitirince insanın hangi dinden, hangi ırktan, hangi düşünceden olduğunun da kıymeti kalmıyordu.