Beyaz Ingilizler" askerî güçleri ile birlikte Mısır'ı terk etmek zorunda bırakıldıkları gün, yerlerini boş bırakmadılar. Yerlerini her hususta onlara vekâlet edecek "Esmer Yerli İn gilizler'e bıraktılar. Bu "Yerli Esmer İngilizler" ihlâs ve sa. mimiyetle "Beyaz İngilizler'in şarkısını söylüyor, çalgısını ça. lıyor, gösterdikleri hedefleri gerçekleştiriyor ve bu konuda on. ların yokluğunu asla hissettirmiyorlar. /
"Beyaz İngilizler'in bu ülkede yapmak istedikleri ilk va. zife, halkın iman cephesini yıkmak ve manevîyatını öldürmek. ti. Bu işe ilk olarak; şüphe, gevşeme ve ümitsizlik tohumları. ni taze/genç dimağlara ekmek suretiyle başladılar. "Biz adam olamayız", "Bizim onlara yetişmemize ve onların yaptıklarını yapmamıza imkân yoktur.." gibi sloganlarla bu milletin moralini bozdular, manevîyatını kırdılar ve ümitsizlik bataklığına düşmesine sebep oldular. Bütün dünyada emperyalist güçlerin istedikleri ve yaptıkları da budur! /
"Beyaz İngilizler'in bundan sonra bu ülkede yapmak istedikleri şey, cihâd ve askerlik ruhunu öldürmekti. Çünkü "Beyaz İngilizler'in tarih boyunca korktuğu tek şey, bu ülkenin inancından kaynaklanan cihâd ve askerlik ruhudur. "Beyaz İngilizler" bu ruhun asla uyanmasını istemezler. Kendileri için en büyük tehlikenin, bu ülkenin evlâtlarında cihâd ve askerlik ruhunun uyanması olduğunu çok iyi bilirler. Bu sebepten dolayı gerek kendileri ve gerekse yerli vekilleri tarafından yapılan konuşmalar, yazılan makaleler, yayınlanan kitaplar, bestelenen şarkılar, harcanan çabalar ve bu uğurda tüketilen sayısız miktardaki paralar, hep bu kahramanlık ve cihâd ruhunu Mısır'da öldürmeye yönelikti. Ingilizlerin bu plân ve çabaları, Mısır'da uzun bir süreyle emperyalist emellerini gerçekleştirebilmek içindi. Kendisi çekip gitmek zorunda kalsa bile bu emperyalist
Masonluk genellikle dinî ve siyasî davalardan uzak, hür insanlar meydana getirmeyi amaçlayan bir örgüt olarak düşünülür. Oysa gizli localarına giren ve orada yükselen üyeleri üzerindeki açık hakîkat, bunun tam tersini ortaya koymaktadır.
1886 senesi Fransız Maşrık-i A'zam Bülteni'nde şöyle denilmektedir:
"Din ve siyasetle ilgimizin olmadığını iddia ediyorduk. Bu bir aldatmaca mıydı? Doğrusunu söylemek gerekir. se, polis kuvvetleriyle karşı karşıya gelmekten ve kanunlardan korkumuz, bizi gayelerimizi gizlemeye zorluyordu. Evet, biz siyasetle meşgul oluruz, ama sadece localarımızdaki siyasetle. Yüksek derecedeki siyasetle değil".
"Siyonizm" genel anlamıyla Filistin dışındaki bütün yahudileri "Kazanılmış Topraklarda toplamak sureti ile, "Süleyman Mabedi”nı, “Siyon Dağı'nda yeniden inşa etmek sureti ile tanınmışsa da, gerçek ve özel anlamıyla "Yahudi'nin dünya hakimiyeti idealidir" ki, meşrû olmasa bile, bugün gayrı meşru olarak bunu gerçekleştirmişlerdir.