Benden söylemesi: Avrupa Birliği tıraştır arkadaşlar: bu birlik kesinlikle yakın zamanda dağılacaktır: Kur'an'da ayet var kardeşim, sen ne diyorsun? Aklımızı başımıza toplayıp kendi ittifaklarımızı kurmak zorundayız. Müslüman! Kime diyorum? Neymiş efendim; Avrupa Birliğine girersek içerdeki bazı baskı odakları güçlerini yitirecekmiş. Ne taktik ama!
Gâvura güvenerek mi müslüman oldun sen?
Allah aşkına Mâide suresi 51. ve 52. ayeti okuyun be kardeşim: Kalplerinde hastalık bulunanların "Başımıza bir felaket gelmesinden korkuyoruz." diyerek Hıristiyanların ve Yahudilerin dostluğunu kazanmaya çalışmalarına Allah ne diyor: "Ne biliyorsun, belki de Allah sana kendi katından bir zafer verecek!" Ayetin sebeb-i nüzulüne, bir tefsire bakın yahu! Kime anlatıyorsun oğlum Hamza. Âşık, laftan anlar mı? Gözü bir şey görür mü âşığın? Bizimkiler de aptal âşık işte.
Malûm hikâye: Aslan, oduncunun kızına âşık olmuş. Düşünmüş taşınmış, nihayet gitmiş oduncunun yanına,
"Böyleyken böyle?" demiş, "Ben senin kızına âşık oldum, Allahın izniyle evlenmek istiyorum."
/Oduncu bakmış aslan ciddi; ama olacak şey mi: aslana kız verilir mi? Ulan verilmez tabi de, yekten olmaz dese, aslan bu: pençesiyle, yelesiyle, kükremesiyle, heybetiyle, sağı solu belli olmaz, sakat iş. Bir kurnazlık düşünmüş:
"Aslan evladım." demiş oduncu, "Senin gibi damadı kim istemez? Lakin bu işi müzakere edebilmemiz için, kızımın bazı istekleri vardır!”
Heveslenmiş bizimki:
"Her istediğini yaparım!" diye coşmuş.
Aslanın tufaya geldiğini gören oduncu başlamış kriterlerini saymaya:
"Önce..." demiş, "Şu pençelerindeki tırnakları bir söktürelim; benim kızım pek narindir, çabuk incinir."
Aptal âşık hemen koşup tırnaklarını söktürmüş, canı o kadar acımış ki yaş gelmiş gözlerinden. Fakat kızın güzel ellerini tutabilmenin