Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
Huzur,zahmetle birlikte gelir, Sevinç,kaygı ile birlikte gelir. İnsan nice büyürse başı da büyür. Başı nice büyürse börkü de büyür. Baş büyür,börk büyür; İnsan büyür,dert büyür.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Hasan Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·520 syf.·
6 günde okudu
·
2023 22. kitabı
Yusuf Has Hacip
8.7/10 · 4.402 okunma
“Bir adam ki, ihlâslı olduğu halde bir konuda yanlış bir hükme varsa ve yanlış bir iş yapsa, Rahman ve Rahim olan yüce Mevla ona merhamet edebilir. Ve fakat bir adam ki, bir konuda doğru bir hükme varıp doğru bir iş yapsa, velâkin kalbinde ihlâs olmasa, Allah katında onun bir kıymeti olmaz?” Sustu. Soluklandı. Bakışları minderdeki yaprak motiflerinde geziniyor. Ötelerden bir şeyler söylüyor gibi. Konuş mübarek hocam. Anlat. Aklımdaki kördüğümleri çöz. "Mesele ihlâsţır..." dedi, şahadet parmağıyla sağ dizime dokundu. Parmağın temasından dizim yandı adeta. "Aşere-i mübeşşereden mübarek zatlar bile, siyaset işlerinde birbirlerine ters düşmüşlerdir…. Hz. Ali de, Hz. Talha ve Zübeyr de, cennetle müjdelenmiş mübarek sahabelerdendir; fakat Cemel Vakasında karşı saflarda yer almış, iktidar konusunda anlaşamamış, siyaset işlerinde farklı düşünmüş ve hatta birbirlerine kılıç çekmişlerdir. Doğru mu?" "Doğru." “Allahın hiçbir işi yoktur ki onda bir hikmet bulunmasın. Ama görmeye göz ister. Şahadet parmağını bu kez gözlerime çevirdi: "Şunlar yetmez...” Sonra tam kalbime dokundu: "Görmeye göz ister oğlum Hamza." Sandım ki parmağından çıkan alev göğsümü tutuşturuyor. "Yani iki mümin, siyaset konusunda farklı hüküm vermiş; biri isabet etmiş diğeri yanılmıştır. Değil mi ki, ya Hz. Ali haklıydı, ya da diğerleri?" "Evet?" "Fakat hata edenin hatası, onu cennetten etmemiştir." Durdum. Anlamaya çalıştım. Evet. Öyle ya. İki taraf da aşere-i mübeşşereden olduğuna göre... "Siyaset düzgün olmazsa millet perişan olur evladım. Dağılır. Siyaset işleri çok mühimdir. Çok veballidir. Esaslı işlerdir onlar. İncelikleri vardır. Herkesin aklı ermez. Senin hatan burada: Avamın haline bakıp, ruhunu özeğini tüketiyorsun. Avam ile cedelleşmeye ne hacet? İmam seçme ehliyetine sahip olmayanlarla,
Sayfa 194 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Ne kadar da güzel namaz kılıyor ya Rabbi! Secdesi secde, rükûsu rükû... Rükûdan kalkınca tam olarak doğruluyor, iki secde arasında tam olarak oturuyor, müthiş bir sükûnet içerisinde, tüm azaları sakinleşiyor... Kalkıp ben de namazımı kıldım. “Namaz insanı kötülüklerden alıkoyar." diye bir ayet var. Ankebut suresi, 45. ayet. Fakat ben bir sürü adam biliyorum ki namaz onları kötülük yapmaktan alıkoymuyor? Eee? Ayet (hâşâ) yalan mı söylüyor? Tabii ki hayır. O halde? Demek ki namaz, hakkıyla ikame edilmiyor. Eğil eğil kalk! Kendi namazlarımı düşünüp utandım. Ben çok mu farklıyım sanki? Huşû? Tadil-i erkân? "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki...” âyetini hatırladım: Veyl olsun... Efendimiz aleyhisselam geldi aklıma/ Bir adamı mescitte namaz kılarken görmüş de, git bir daha kıl, çünkü sen namaz kılmış olmadın, buyurmuş. Adam bir daha kılmış, Efendimiz bir daha aynı şeyi söylemiş; adam bir daha kılmış, Efendimiz yine aynı şeyi söylemiş../Nihayet adamcağız, daha iyisini bilmiyorum ya Rasulallah deyince, Efendimiz anlatmış ya hani: şöyle şöyle yapacaksın diye... Kim bilir bizim namazlarımızı görse ne derdi? Utandım../Sonra bir gün Efendimiz yine mescitte namazını aceleyle kılan, hızlı hızlı eğilip kalkan bi adam görmüş de şöyle buyurmuş:Bu adam bu hal üzre ölüre.Muhammed ümmetinden olarak ölmez!Eyvah ki Eyvah...
Sayfa 191 - İz Yayınları·Kitabı okudu
Din
Doğuda (Hinduizm'de, Budizm'de vs.) insan teki tamamen ezilmiştir; snırsız ve sorgusuz bir itaat kültürü altında, insanın şahsiyeti yok edilmiştir. Batida ise (Roma'dan, Eski Yunan'dan günümüze) birey küstahlaşmış; hiç kimseyi itaate layık bulmayan şımarık insan, adeta egosunu ilahlaştırmıştır. İslam’da, ne Doğuya özgü hastalıklı bir itaat anlayışı vardır; ne de Batıya has marazi bir isyan….. Ne diyor Üstad Sezai Karakoç: Doğunun miskinliği ile Batının azgınlığı arasında 'dengeli insan' tipini müslüman temsil eder. Yapı Taşlarını okumadınız mı? Elimizde Kur’an ve Sünnet var: kime isyan edip kime itaat edeceğimizi söyleyen iki sağlam kaynak. Yeter ki o kaynaklara ihlas ile, takva ile yönelmeyi bilelim. Zira Kur'an "hüdel lil müttakin'dir.
İz Yayınları·Kitabı okudu
Din