İslâm kültürünün, yani Müslümanca hayat tarzının böylece ölüm düşüncesiyle şekillendirildiğini söylüyoruz. Fakat
günümüz hayat ortamında, İslâm'ın öngördüğü hayat tarzını algılamak kolay değil. Bugünkü şehirlerin ve bugünkü hayat
tarzının ölüm fikrini hatırlatmaması ne onların köşeli yapılarından, geometrik biçimlerinden (bir ölçüde bunların da payı var elbet) ne de onların kumundan, harcındandır. Bu hatırlamayış, doğrudan bu şehirleri inşa eden ruhtan kaynaklanmaktadır. Bu şehirlerde ölüm duyumsanmıyor. Çünkü bu şehirler ölüm duyumsanmasın ve ölümle ayarlı hayat tarzı
yaşanmasın diye inşa ediliyor. Sokaklardaki çöp tenekelerinde sadece kedi, köpek leşlerine rastlanabiliyor.
Yavuz Sultan Selim şirpenceye yakalanmış,
hasta yatağında yatmaktadır.
Vezirlerinden biri ona yaklaşıp der ki:
-Sultanım,artık biraz da öbür dünyayla meşgul olsanız...
Yavuz Sultan Selim cevap verir:
-Sen bizi bugüne kadar neyle meşgul sanıyordun?