Gazetedeki haberi bitirince, başını sağa-sola çeviren Prof. Arnaldez, elindeki çubukla şunları yazdı Amazon'un hafif sertleşmiş çamurlarına:
"Ey İbn Haldun, senin söylediklerin tutmadı, ve teorilerini ortaya atarken, büyük bir hata yaptın! Çünkü senin zannettiğin gibi, tarih tekerrür etmiyor! Koca Osmanlı'nın torunu, Hanım Sadrazam, "Reisetu'lvüzerâ”, sizin bir zamanlardaki besleme'lerinizin torunlarına gitmiş, ekmek dileniyor. Sizler ekmek dilenir miydiniz? Hele hele, Ehl-i Salip karşısında diz çöküp, “bize ekmek vermezseniz, hepimiz laikliği terk edip, köktendinci olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırız!" diyerek, kendi dininizden utanıp, onu şikâyet eder miydiniz? O muhteşem, ve de Batı karşısında eğilmesini bilmeyen köktendinciliğiniz, yâni dine samimi bağlılığınız, ne zamandan beri anlam değiştirip, laisizme kaloldu? Hani Mukaddime'nde, sık sık Peygamberinizin bir sözünü nakederdiniz: Kim bir millete benzemek isterse, o onlardandır! Kişiliğinizi kuyu diblerinde böcülere mi yedirdiniz ki, yeni kişilikler peşine düştünüz, ve Peygamberinizin, bu destan sözünü unuttunuz! Sizden biri olmayan ben bile, kişiliği en güzel tarif eden Peygamberinizin o sözünü nefsimde tatbik ediyor; kendimden başkasına benzememeye, orijinalitemi bozmamaya gayret ediyorum. Şu son zamanlarda öyle komikleştiniz ki, karşımda ağızlarını açmış, benden balık bekleyen Amazon timsahları bile gülüyor bu utanç verici hâlinize! Dünyaya efendilik ve sahavet öğreten bir ümmetten, böyle kitipiyoz bir "velet ümmet'" nasıl çıkar, anlayamıyorum! Üstelik sizlerde, bizde olduğu gibi, bir Kilise Hegemonyası da yokken, nereden tutturdunuz bu laikliği? Bana kızma ey tarihçilerin, sosyologların koca piri İbn Haldun; bizim memleketlere gelip dininizi tebliğ edince, doğruluktan, samimiyetten söz ederdiniz. Sadece