Hasan Dağ

Hasan Dağ
«Yek katre-i hûnest, sâd hezârân endîşe» «Herkes kendi içine baksın.»
Bir tabağı olan yemek yer, iki tabağı olan Nemrutlaşır.Bir saf gören minnetle bakar, iki saf gören kinlenir, Bir ağaç gören sevinir, iki ağaç görenin sırtındaki balta kımıldar. Bir Güzel ile şifa bulan, iki güzel gördüğünde hastalanır. Bir tuğla bulunca evini sağlamlaştıran, iki tuğla bulduğunda yeni bir ev yapmaya koyulur. Bizi yoldan ayırır ikilik, üçlük, beşlik.Teklikle yola girer üçler, yediler, kırklar. Bir büyüktür, iki ufaktır, üç küçüktür, dört kısadır. Bir haktır, iki hakka girmektir, üç hakkından gelmektir, dört haksızlık etmektir. Bir haddir, iki haddi aşmak, üç haddi çiğnemek, dört haddinden fazladır. Bir dışında buraya kadar söylediklerimizin hepsi belki de yalandır. Bu yüzden her şeyi bilen anlatıcılar olarak toparlanırız, bir oluruz. Lakin yine de kendimizi Hüseyin'in hikâyesine bir şeyler eklemeye çalışırken yakalar, dağılırız.
Sayfa 9 - Muhit Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gelip ipimi çözseler bir yere gidecek halim yok,bağlı kalsam onuruma dokunuyor.
Muhit Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat - Şiir - Düşünce

Hasan Dağ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2023 12:02
·
2023 11. kitabı
İhsan Süreyya Sırma
8.5/10 · 541 okunma
...Ben Zarka'dan Salahuddin b. Muhammed. Düşmana taş atarken yaralandım. Karanlık oldu. Nereye geldiğimi bilmiyorum. Sabahleyin buraya vardım. Dün Yahudiler kardeşimi öldürdü. Allah'ım dünyada müslüman kalmamış mı? Yoksa bizi unuttular mu? Mescidu'l-Aksa'nın resimlerini neden salonlarına asıyorlar? Kur'an kutsal diyor buralara; yoksa müslümanlarca değil mi? Allahu Ekber......” Zarka'lı Salahuddin başka bir şey yazamamış, şehid olmuştu Şeria kıyısında...
Sayfa 88 - Beyan Yayınları·Kitabı okudu
Din
Gazetedeki haberi bitirince, başını sağa-sola çeviren Prof. Arnaldez, elindeki çubukla şunları yazdı Amazon'un hafif sertleşmiş çamurlarına: "Ey İbn Haldun, senin söylediklerin tutmadı, ve teorilerini ortaya atarken, büyük bir hata yaptın! Çünkü senin zannettiğin gibi, tarih tekerrür etmiyor! Koca Osmanlı'nın torunu, Hanım Sadrazam, "Reisetu'lvüzerâ”, sizin bir zamanlardaki besleme'lerinizin torunlarına gitmiş, ekmek dileniyor. Sizler ekmek dilenir miydiniz? Hele hele, Ehl-i Salip karşısında diz çöküp, “bize ekmek vermezseniz, hepimiz laikliği terk edip, köktendinci olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırız!" diyerek, kendi dininizden utanıp, onu şikâyet eder miydiniz? O muhteşem, ve de Batı karşısında eğilmesini bilmeyen köktendinciliğiniz, yâni dine samimi bağlılığınız, ne zamandan beri anlam değiştirip, laisizme kaloldu? Hani Mukaddime'nde, sık sık Peygamberinizin bir sözünü nakederdiniz: Kim bir millete benzemek isterse, o onlardandır! Kişiliğinizi kuyu diblerinde böcülere mi yedirdiniz ki, yeni kişilikler peşine düştünüz, ve Peygamberinizin, bu destan sözünü unuttunuz! Sizden biri olmayan ben bile, kişiliği en güzel tarif eden Peygamberinizin o sözünü nefsimde tatbik ediyor; kendimden başkasına benzememeye, orijinalitemi bozmamaya gayret ediyorum. Şu son zamanlarda öyle komikleştiniz ki, karşımda ağızlarını açmış, benden balık bekleyen Amazon timsahları bile gülüyor bu utanç verici hâlinize! Dünyaya efendilik ve sahavet öğreten bir ümmetten, böyle kitipiyoz bir "velet ümmet'" nasıl çıkar, anlayamıyorum! Üstelik sizlerde, bizde olduğu gibi, bir Kilise Hegemonyası da yokken, nereden tutturdunuz bu laikliği? Bana kızma ey tarihçilerin, sosyologların koca piri İbn Haldun; bizim memleketlere gelip dininizi tebliğ edince, doğruluktan, samimiyetten söz ederdiniz. Sadece
Sayfa 77 - Beyan Yayınları·Kitabı okudu
Din