Utangaç hâli,ürkek tavırları,çekingen sesi ve kendisiyle barışık,sakin ifadesiyle babası ona haklı olarak”küçük sükûnet” adını takmıştı. Bu ad ona çok yakışıyordu çünkü o sanki kendisine özgü mutlu bir dünyada yaşıyor ve yalnızca güvenip,sevdiği kimseler için kabuğundan çıkıyordu.