Nahif Okur

Nahif Okur
Bir tek ülke istiyorum adı Dünya Bir tek ırk istiyorum adı İnsan Bir tek kaynak istiyorum adı Sevgi... Nazım Hikmet Ran İnstagram : instagram.com/nahif.okur?utm_...
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2018 51. kitabı
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu Sen, beni asla, asla tanımayan, bir su birikintisinin yanından geçercesine yanımdan geçip giden, bir taşa basarcasına üstüme basan, hep, ama hep yoluna devam eden ve beni sonsuz bir bekleyiş içerisinde bırakan sen, kimsin ki benim için? Platonik ve saplantılı bir aşk hikâyesi tanımım doğru mu bilmiyorum sonuçta aşk hikayesi olması için karşılıklı olması gerekir fakat okuyacağınız böyle bir hikâye değil.Bir çocuğun, çocukluk,gençlik ve olgunluk çağında bile hala devam eden platonik aşkı...En sonunda bir mektupla itirafını içeren bir kitap.Her insanın yaşamında olmuştur böyle aşkları bu kadar saplantılı olmasa da...Acaba itiraf edermiydik bunca yıl saklanmış duyguları gün yüzüne çıkarırmıydık?kendinize bunun gibi onlarca soru sorduracak bir kitaplasınız... Tanınmış roman yazarı R. üç günlük gezi sonrası Viyana’ya döndüğünde birikmiş mektuplarına göz atar, birkaçını açar; tanımadığı el yazısıyla yazılan kalınca mektubu ayırır. Mektup yaklaşık yirmi beş otuz sayfa civarındadır. Zarfın içinde herhangi bir not, üzerinde adres bilgisi yoktur. Mektup “ Beni hiç tanımamış olan sana,” hitabıyla başlar. Yazarla birlikte merak içinde okumaya başlarız. Yazarın gözü oluruz. Okuduğumuz metnin bir mektup olması anlatıcı kahramanla aramıza mesafe koymamızı sağlar. Kadının çocuğu bir gün önce ölmüştür. Grip salgını nedeniyle muhtemelen kendisi de ölecektir. Onu yaşama bağlayan en önemli şey, sevgi ve şefkat nesnesi artık olmadığından geriye yalnızca yazara olan aşkı kalmıştır. Bu aşkı büyük bir tutkuyla deneyimlemiştir. Ancak bunun dile getirilmesi gerekir. Çünkü yazar bu durumun hiçbir zaman farkında olmamıştır. Yaşarsa mektubu yırtıp atacak, öleceği kesinleşirse bir şekilde yazara ulaştıracaktır. Samimi, açık, duygu yoğunluklu bir mektuptur bu. Ölüm
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Panama Yayıncılık · 2019266,5bin okunma

Nahif Okur

, bir kitap okudu
7/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2018 51. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,5bin okunma
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat "Tüm acılar korkaktır, kendisinden daha güçlü olan yaşama isteği karşısında geri çekilir, çünkü bedenimizin her hücresinde yerleşmiş olan yaşama isteği, ruhumuzdaki ölüm tutkusundan çok daha güçlüdür."
7/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2018 50. kitabı
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat "Tüm acılar korkaktır, kendisinden daha güçlü olan yaşama isteği karşısında geri çekilir, çünkü bedenimizin her hücresinde yerleşmiş olan yaşama isteği, ruhumuzdaki ölüm tutkusundan çok daha güçlüdür."Bu sözleri söyleyen yazar,kendisi içinde bunu başarabilmiş olsaydı keşke,belkide daha bir çok eserle buluşturabilirdi bizi ne dersiniz? Stefan Zweig bu kitabında da psikoanaliz ve betimleme yeteneğini konuşturmuş.Öyle ki,hiç kumarhane görmemiş ben, tüm detaylarıyla hayal edebildim.Okuyucunun kitap okurken içerisinde kaybolması müthiş bir duygu,bunu başarabilen yazarlara hayranım...Gelelim kitabın konusuna; Kocasını ve iki kızını öylece bırakıp terk eden bir kadının arkasından onlarca insanın kadını ayıplamaları ve yargılamalarıyla başlayan kitabımız,bir kadının yirmi dört saatini geçirdiği, hayatının sırrını anlatmasıyla devam eder.Bir insanın hayatı tek bir günde verdiği bir kararla nasıl değiştiğine tanıklık edeceksiniz.Bazı duyguların bizi nasıl etkisi altına alabildiğini ve yapmam dediğimiz şeyleri nasıl da yapabileceğimizi anlatıyor yazar.Bir insanın yapmış olduğu yanlışları yargılamak insan olarak bize düşmediğini her zaman savunmuşumdur.Kitapta bu düşünce çok güzel anlatılmış. Ben iki elin,son derece olağanüstü betimlemelerle anlatıldığına daha önce şahit olmamıştım.Boşuna büyük yazar olunmuyor.Bazen olayları bırakıp anlatım tarzına hayran kaldığım yazara denk geldigimde kitabı kapatıp,öyle güçlü nefes alıyorum ki sanki yazarı yanıma çağırır gibi hissediyorum.Yanima gelse o anda,derim ki üstad bu nasıl bir kalem kıvraklığıdır yahu...Ben hayran kaldım bu kitaba. Mutlaka okumalısınız.Keyifli okumalar... Stefan Zweig Bir Kadının Yaşamından 24 Saat
Bir Kadının Yaşamından 24 SaatStefan Zweig · Eksik Parça Yayınevi · 2016150,9bin okunma