Ömer Can Alaçam

Ömer Can Alaçam
@HegemonZuppeyun
Ankara
66 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Ama iyi bir resim çıkardı mı hiç olmazsa on beş gün ortalık günlük güneşlik. Elektrikler yanıyor, sular akıyor, odalar sıcak, marketten yolun içine park edilen arabaya taşıdığı torbalar dolusu erzak ağır değil, televizyon jilet gibi, saçları kanarya sarısına boyalı şişman karıların arasında bile güzeller var, dostlara güvenebilirsin, kapılar pencereler saat gibi, kolayca aç kapa, anahtar dönüyor yuvasında, bakkalın tırnakları temiz, kaldırımda piyasaya çık yürü, kadın erkek bir arada, her nesnenin Türkçe bir adı var, yağlıboya, akrilik, fırça, resim kâğıdı, tuval istediğin kadar. Bolluk.
Sayfa 50
Bir bildiğin salonunu düşünüyor. Çerçeve, geniş kenarlı, büyük ve yaldızlı oldu mu içindeki resme bakan yok. Kitapçı dükkânlarında sergilenen tabelacı işi salkım söğütlü yağlıboya manzaraları, o korkunç resimleri nasıl asarlar evlerine! Batılıya benzer yaşamak Amerikalı gibi yulaf unu yemek sabah kahvaltısında, resim asmış olmak duvara, güzelliğine çirkinliğine bakmadan kimin nesi neyin nesi olduğunu düşünmeden, neyi çözümler! Kadife şilteleri taşkın, yanları hasır kanepeler, isterse İtalya'dan getirtilmiş olsun, sadece azgelişmiş olduğunuzu gös-terir sizin. Öte yaka insanları. Boklar. Kuş kafesi gibi köşkleri, yalıları yapan sanki biz değiliz. Edirne işi yer sedirinden ayağa kalktık, üslupsuz koltuklara çöreklendik, hiç olmazsa ayaklarımız Bünyan, Hereke, Yağcıbedir halılarına basıyordu. Şimdi arkaları düz muşamba makine işi halıları çiğniyoruz. Fatih'in Bursa'daki konağı Topkapı Sarayı'na uğradıktan sonra Dolmabahçe'ye nasıl dönüştü!
Sayfa 49
8/10
·
Beğendi
Kitabın zamanlaması benim için çok doğru oldu. tam
Oktay Rifat
Oktay Rifat
'ın
Bir Kadının Penceresinden
Bir Kadının Penceresinden
kitabından sonra okuduğumda, benzer bir olayı erkeğin penceresinden görmüş gibi oldum. kitap ayrıca bana Before Sunset filmini de hatırlattı. Kitabın sonundaki hafıza oyunu da, her insanın başına gelebilecek ama tarif etmekte zorlandığı bir olgu olarak, Zweig tarafından çok az kelimeyle çok güçlü anlatılmış. Kitabın sonu gerçekten vurucuydu benim için. Ama büyük bir olay bekleyenlerin aradığı kitap bu olmayabilir. 52 sayfadan alabileceğim maksimum verimi aldığımı hissediyorum kitabı bitirdiğim an itibariyle.
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202533,6bin okunma
Gölge(nin) Oyunu
Dans le vieux pare solitaire et glacé Deux spectres cherchent le passé Issız eski parkta karlar içinde, Arıyor geçmişi iki gölge Geçmişlerini arayan, artık gerçekte var olmayan geçmişe boğuk sorular yönelten bu gölgeler onların kendisi değil miydi? Gölgeler, canlanmak isteyen ama bunu artık başaramayan gölgeler... Ne kadın eski kadındı ne de adam eski adam... Ama tıpkı ayaklarının dibindeki bu kara hayaletler gibi kendilerini bulmak için boş yere didiniyor, cansız ve güçsüz çabalarla kendilerinden kaçıp, kendilerini yakalamaya çalışıyorlardı.
Sayfa 52
İkide bir o günlerle bugünü karşılaştırmam için beni dürten şey nedir böyle? Ona bugünden söz etmeyi neden başaramıyorum? O günler ve geçmiş zorla aramıza giriyor.
Sayfa 50