Eğer yapabilseydim, bir an bile düşünmeden parmak uçlarımı kendi gövdeme saplar ve kaburgalarımı iki yana açarak göğüs kafesimi parçalardım. İçime çöreklenmiş, ruhumu ezen karanlıktan kurtulabilmenin tek yolu, sanki ancak bu olurdu.
"Artık anlıyorum. Gerçeği duymak ister misin Emre? Böylesine muazzam bir güce sahip olmak, onu taşımak, onu deneyimlemek... Sana zarar verdiğini bilsen de bu hoşuna gidiyor. Damarlarında, sinir uçlarında gezinirken kendini harika hissediyorsun. Dünyaya bu gözle bakmanın ne demek olduğunu bilemezsin. Buna direnmek çok zor. Er ya da geç, tekrar yapmak istiyorsun."
"Bu köyün sorunu ne biliyor musun? Bir felaket yaşandığında herkes üzülüyor belki ama kimse kendini suçlamıyor. Oysa yapmaları gereken asıl şey bu."
"Kötü şans," diyecek oluyor Kadir.
"Kötü şansı biz yaratıyoruz, Kocakafa! Onu biz seçiyoruz."