Türk insanında inanılmaz bir önyargı ve etiketleme merakı var. Bir insan ateist metin okuyor diye ateist, ortodoks metinler okuyor diye muhafazakar, sağ veya sol ideolojik eserler okudu diye bu görüşleri benimsemiş biri, eski-yeni ahit okudu diye yahudi veya Hristiyan olmuyor.
Hangi görüşten olursa olsun malesef toplumun neredeyse tamamı kendi kalıpları ve benimsediği felsefi-dünyevi görüşler dışındaki eserleri hiç okumamış, karşı görüşün argümanlarına göz atmamış. Daha vahimi, araştıran, çapraz okuma yapan insanları aşağılama, ötekileştirme ve dışlama söz konusu.
Oysaki çapraz okuma yapılmadan bir konu hakkında görüş sahibi olmak hayli sakıncalıdır. Her konuda okunan eserin, kabul edilen düşüncenin kontrası da okunmalıdır. Aksi takdirde muhakeme ve sınama yapılamaz. Buda insanı kendi yankı odasında bağnazca ve saplantılı bir şekilde yaşamaya iter, bunun sonucunda da toplumda radikal düşüncelere mensup kutuplar ortaya çıkar.