“Küçük bir martı bu Jonathan. Küçük bir martı o kadar. Uçmak istiyordu Jonathan. Uçmak istiyordu ama farklı…” demişti Yaşar KURT. Farklı martılar vardı bu hayatta. Acelesi farklı olanlar, farklı tutkular peşinde koşanlar. Peki Jonathanlar hep mi denize bırakacaklar kendilerini?
Ve Jonathan’ı görsem ona bir tek soru sorardım: Başarmanın hazzını…
Murat menteşi çok seviyorum. Kitabın 1 ve 2sinin olduğunu malesef sonra fark ettim. Şu anda hangisini okumuş olduğumu hatırlamadığım kitabı artık görüşmediğim arkadaşıma verdiğimden 1-2 tekrar alıp tekrar seve seve okuyacağım.
Ah! Bu kitabın bendeki etkisini bilemezsiniz. Yüzyıllarca süren yalnızlıklara rağmen yaşadığım için benim değil de sizin deli olma ihtimaliniz tek umudum.
Yazarın griftli ve uzun cümlelerini takip etmek ve sonunu okuduğunda başını umutmamak tam bir beyin jimnastiği oluyor. Bazen bu üslup bende ringte 5 raund dövülmüş gibi hissettirecek zannı uyandırsa da cünleyi nihayete erdirebildiğimde dimağımda lezzetli bir tat kalıyor. İnişli çıkışlı yolculuklar iyi işlenmiş karakterlerle harika bir kitap. Seviyoruz Murat Menteş.
Serinin diğer tüm kitaplarıyla birlikte bu kitapta da çılgınca güldüm. Bir oturuşta bitti. Toplu taşıma yahut kamusal alanlarda kahkaha atma ihtimali %100 o yüzden eğer sosyal fobiniz varsa yenmek için iyi bir başlangıç olabilir. Yazar hem kitaplarında hem senaryolarında kalemini çok sevdiğim harika bir insan.