Biliyorum sen de yorgunsun. Hiçbir uykunun, pazarın, tatilin gideremeyeceği bir yorgunluk bu. Şehirden, ülkeden, avmlerden, televizyonlardan, işinden, arkadaşlarından, olan olmayan ilişkilerden, kendi hâletiruhiyenden yoruldun. Ama hiçbir şey yapacak hâlinde yok, biliyorum.. Kurbağayı kaynayan suya atarsan dışarı zıplar. Fakat soğuk suya konulup yavaşça ısıtıldığında bir türlü zıplamaz. Su kaynar, kurbağa kazanda ölür. Su yavaş yavaş ısındı, kaynamak üzere.
Bunlar son şanslarımız olabilir.. Eğer hâlâ geç kalmadıysak tabii.. Belki de yeni bir başlangıç yapmanın vaktidir..Yeni bir başlangıç için her şeyi yıkmanın vakti..
En şiddetli varoluşsak krizlerimizi ,en büyük hayal kırıklığımızın ardından yaşarız. Ünlü düşünür Antonio Gramsci ye göre kriz, eskinin ölmekte olduğu ama yeninin doğamadığı durumdur. Arada kalmanın birbirinden farklı semptomlarını; yani öfkeyi ,yorgunluğu ,kırılganlığı ,esinsizliği ,bastırılmışlığı ,uyuşukluğu aynı anda hisseder ama hayata bir türlü yeniden başlayamayız. İçimiz yoğun bir boşlukla dolar.