(...)
Halbuki ne şeytanı azizim , ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun , salaklığımızın uydurması...İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu ... İçimizdeki şeytan yok... İçimizdeki aciz var ... Tembellik var ... İradesizlik , bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey : hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var...
Bana " Kitap okumak sana ne katıyor ki ? " diyenlere cevap vermezdim. Okuyorum işte , bana kendimi " özümde "hissettiriyor. Ama her üniversite sınavına girişimde kitap okumanın ne kadar geliştirici bir yönü olduğu gerçeğiyle karşılaşıyorum her seferinde. Girdiğim her sınavda kendimi " denek " belledim . Kitap okuduğum zamanlar çok zor soruları bile ilk okuyuşumda kavradığımı ve hiç zorlanmdan çözdüğümü ( mübalağa yapmıyorum) fark ettim . Bir de okumadığım yıl girdiğim sınavda kolay bir soruyu bile iki kez okuduktan sonra anladığımdan emin olduğumu anladım. Arkadaşlarım bana "Kitap okumayı bırak sınava çalış " dediklerinde aslında zaten okuyarak hazırlandığımı düşünürdüm. Gerçekten de öyle oldu. Şu sınavların zeka ile pek bilgisi yok bence . Yani daha doğrusu sadece zekaya hitap eden bir sınav değil . Tabi ki zeki olanlar çok daha önde ama kitap okuyanların da önde gittiğini düşünüyorum. Her sınavdan çıkışımda kütüphaneme ve tabi ki yazarlara teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız :)
" Ha iki yüz lira , ha iki bin lira...Hepsi ' yolsuzluk ' hepsi aynı ceza...Vazifesinde kaldığı kârdır...Böyle şeyler bazen senelerce , bazen hiç meydana çıkmayabilir ... Fakat biz onu ihbar edersek derhal gider . Anlıyor musun ? "