Bir kitabı incelemeye alacak kadar iyi bir okur muyum bilmiyorum ama kitabın bende bıraktığı tesiri nasıl izah edeceğimi biliyorum. Yine de bundan da emin olmamakla beraber başlıyorum :)
Kitabın isminden bana neler anlatacağını veya anlatabileceğini az çok tahmin etmiştim. Bilâkis haksız da çıkmadım. Uzun süre kitap okumadığımdan dolayı neler anlayabileceğini kendime sözcüklerle ifade edemedim ama o hissiyatı derinlemsine hissediyordum. Kitabın sonlarına geldiğimde ana karakterimiz olan Ömer bu görevi üstlenip kelimelerle gayet açık bi şekilde ifade etti . Ömer 'de söz açılmışken ondan devam etmek istiyorum. Ömer ilk başta varoluş sancıları çeken , sorgulayan ve bu davranışlarının neticesinde de bu suallerin verdmiş olduğu hüzün dolu ve acınası bir halin farkındalığıyla yaşayan bir genç izlenimi bırakmıştı bende . Tabi okuyan her insan böyle bir Ömer görmemiş olabilir. Hatta bu yüksek bir ihtimal. Ha bir de önemsediğim diğer karakter Macide var. Ah Macide... Aslında onu anlatmayı çok isterdim ama paslanmış beynim ( üzülerek söylüyorum) Macide ' yi anlatmam için istediğim kelimeleri bana sunmuyor. Dolayısıyla ne diyeceğimi de kestiremiyorum. Bu kadar önemsememe rağmen... Neyse Ömer 'den devam etmek istiyorum. Kitabın sonlarına doğru Ömer o an için adlandırdığı fakat sonrasında yokluğunu kanıtladığı ya da iddia ettiği ' içindeki şeytan ' a uyarak yapmaması gerektiğini bildiği halde bazı şeyler yapıyor. Ki bence Ömer ' i o hareketlere iten ' içindeki şeytan ' değil kaldırmadığı bir sorumluluk yüklenmesiydi. Macide ile evlenerek üstlendiği sorumluluğu. Kitabın sonlarına doğru Ömer bunu aşırıya kaçırıyor ve benim kendi tasvirimle bir bataklığa batıyor. Yani istese de çıkamıyor. Ömer karşımda olsaydı ona iradesinin zayıflığından da bahsederdim. Her neyse , Ömer