Naz

Naz
@Helloace
4 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·535 syf.··
2026 3. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 15:35
Nilgün Marmara’nın Slyvia Plath üzerine yazdığı tez çalışmasını okuduktan sonra, ayrıca herkesin övgüyle bahsetmesi üzerine bu kitabını ve daktiloya çekilen şiirlerinin kitabını aldım. Edebiyatçı değil, yalnızca okurum. Bu nedenle bir yazarı yargılamak -vefat ettiği için tercih etmiyor da olabilirim- benim işim değil. Ancak defterine yazdığı bu sıradan notlara verilen önemi anlamlandıramadığım doğru. Öyle ki, bu defter Nilgün Marmara’nın vefatından sonra annesinden alınarak çarpıtılmış bir şekilde kitap haline getirilmiş. Eşi de bundan doğan yanlış anlaşılmaları (kendisi için eşini hiç sevmiyordu algısını) düzeltmek adına defterin tamamını yeni bir kitap olarak bastırmış. Kitap, eşinin işi sebebiyle gittikleri Libya’da sevdiklerine yazdığı mektuplarla başlıyor. Bir insanın defalarca kez aynı şeyden dem vurması ne kadar sıkıcıdır değil mi? Nilgün Marmara, hiç sıkılmadan aynı problemleri herkese farklı şekilde anlatmaktan pek sıkılmamış belli ki. Bazılarına birtakım oyun denemelerinden bahsetmiş ve anekdotlar da kondurmuş içine. Libya’da epey sıkıldığını söyleyebilirim. Sonraki sayfalara, mektuplarında bahsettiği oyunu eklenmiş. En sona ise intihar mektubu ve yazarın biyofrafisi. Velhasılkelam, bir yazarın müsvedde defterinden çok şeyler beklenmemelidir zaten. Ben de iç dünyasını görebilmek, intiharının ve Slyvia Plath’le ilgili yazdığı tezin arasındaki bağı kurabilmek, en çok da yazarın bu kadar saygınlık ve popülarite kazandığı bu dönemde bunun nedenini kavrayabilmek için okumak istemiştim. Birtakım izlenimler de elde ettim elbette. Ancak intihar etmiş bir insanı eleştirmek bence çok kabaca. Edebi eserleri de neredeyse hiç olmadığından, onlar üzerinden de eleştiri yapmak olanaksız. Sonuç olarak, yalnızca okudum ve bitirmeye çalıştım. Olumlu/olumsuz izlenimlerimle
DefterlerNilgün Marmara · Everest Yayınları · 2016963 okunma
Reklam
Ben de kadınları ve kadınlara ait her şeyi kadın yazarlardan okumayı tercih eden kısımda olduğumdan, bu kitaba çok önyargılı bakmış olabilirim. Zira incecik bir kitap olmasına rağmen yarısına kadar gelmem günlerimi aldı. Okuduğum incelemelerde, sadelikte bir şeylerin gizli olduğu söyleniyorsa da ben yarısına kadar sadelikten ziyade yavan bir anlatım olduğunu düşünüyorum. Paragraflar arası çok kopuktu ve kadınlarla bağ kuramadım. Zaman ve mekanla da aynı şekilde. Tabi tüm bu olumsuz izlenimlerim yazıldığı dönemden veya yazarın erkek olmasından dolayı geliştirdiğim önyargıdan olabilir. Ancak yine de, bu kitabı yarım bırakmak ve hazır hissettiğimde dönmek istedim. Kendimi tekrardan reading slump’a sokmaya hiç niyetim yok.
Yalnız Kadınlar ArasındaCesare Pavese · Can Yayınları · 20182,334 okunma
10/10
·176 syf.··
2026 2. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 03:49
Kitabın içinde yer alan her kısa öyküde bir kadını daha yüreğime aldım; midem bulandı, içimde adeta karıncalar (belki de çirkin, çok çirkin böcekler) dolandı. Mine Söğüt’ün okuduğum ilk kitabıydı. Satırların arasına sinsice gizlenen trajedileri okudukça duraksadım. Bu yüzden kitabı bitirmem biraz zaman aldı. Kitap bittiğinde ise kafamın içinden başlayarak mideme kadar gelen o acı ve ekşi hisse uygun bir şeyler yazamayacağımı biliyordum. Çünkü bu acılar her ne kadar ortak olsa da, içimdekini Mine Söğüt’ün son satırlarındaki kadar iyi ifade edemeyeceğimi fark ettim: “Şehri avucumun içine alsam, elimde bir bez, her yanını ovalayıp parlatsam... şehir tehditten arınır mı?.. binbir çeşit kadınlık hali yepyeni bir kadere kavuşur mu? Bu şehir yüzyıllardır erkektir ve kadınları sevmeyi bilmez. İşte bu yüzden, bu şehirde ben her gün kendimi defalarca öldürürüm. Bomba olur patlarım; kulesinden, köprüsünden aşağı atlarım. Elimde bir bıçak her yerime saplarım. Tavandaki bütün ipler kendimi asmam için sallanır. Arabalar önlerine atlamam için yol alır. Denizinde, lağımında, çöpünde kimliksiz cesedim. Kimsesizler mezarlığında daracık çukurlara sığar dev cesaretim.”
Deli Kadın HikayeleriMine Söğüt · Yapı Kredi Yayınları · 201911,7bin okunma
5/10
·367 syf.··
2026 1. kitabı
Dizisinden keyif aldığım için, kitapta olayların aslen nasıl işlendiğini görmek adına okudum. Uzun zamandır kitap okuyamadığımdan, böyle romantizm içeren çerezlik bir kitap okumak iyi geldi. Ancak Daphne’nin bu kadar toy, hatta aptal gösterildiği noktalarda çok sıkıldım. Konunun işlendiği döneme göre kadın bir karakterin neden böyle yazılmaya çalışıldığını anlasam da, bazı noktalarda gerçekten bırakıp nefeslendim ve okumaya geri döndüm. Serinin diğer kitaplarında, kadın karakterlerin Daphne kadar aptal olmadığını bildiğimden olsa gerek. Yine de, kardeşlerin arasındaki bağ ve arkadaşlıklar bence çok tatlı işlenmişti. Devamını da okuyacağım kesinlikle
Yüreğe Söz GeçmiyorJulia Quinn · Epsilon Yayınları · 20192,391 okunma