Yüreğim yeryüzünde en çok çocuklara yakınlık hissediyor. Onlara baktığımda, o küçücük şeylerde günün birinde ihtiyacını çok hissedecekleri bütün erdemlerin, bütün cevherlerin tohumlarını gördüğümde; inatlarında gelecekteki sağlam ve dayanıklı karakteri, yaramazlıklarında iyi bir mizacı ve dünyadaki tehlikelerin içinden rahatlıkla geçme becerisini gördüğümde, anlıyorum ki aslında hiçbir şey mahvolmuş değil, aksine her şey gayet sağlam!
Yaşıtlarıma kıvanç veren şeyler bana kıvanç vermiyordu ve onların yaşantılarına ayak uyduramıyordum. Sanki onlardan ayrı düştüğüm için bir daha belimi doğrultamayacakmışım, sanki yaşam denen şey yüzüme kapılarını kapamış gibi suçlamalar ve üzüntüleri yiyip bitiriyordum kendimi.