Martin Eden hakkında milyonlarca insan övgü dolu nice paylaşımlar yapmıştır. Ben ise bu zamana kadar bekletip ötelediğim bu başyapıtı bitirdim naçizane inceleme tadında değil de fikir tadında ufak bir şeyler karalayacağım izninizle...
Martin alt tabakaya mensup denizci bir genç olarak karşımızda ama öyle bir genç ki tanıştığı bir aile ve o ailenin içinde aşık olduğu bir kız vesilesiyle kendi potansiyelini keşfeden algılarını kıran ve aslında övgüyle baktığı o burjuva kesiminin ne kadar vasat ve sığ olduğunu farkeden bir genç... Kitabı okurken çoğu yerinde hayattan insan ilişkilerinin vasatlığı ve kendini parlatarak pazarlayan o elit ve aydın kesimin ikiyüzlü ikilemi hususunda dikkat çekilen yerlere evet tam olarak bu dediğim noktalar çok fazla oldu.. kitap tam anlamıyla çerçevesi süslü insan çöplüğüne ayna tutuyor gibi.. her noktası altı çizilesi her noktası bizim hala günümüzde şahit olup tiksindiğimiz birçok ayrıntı ile gizli.. Martinin aşkı, keşfettiği yönüne tutkusu, kitaplar ile yoğrulan o acı ama bir o kadar muhteşem zamanları insanın hem mutlu son hayalini körüklüyor hem de içini burkuyor.. Fazla spoiler vermeden bitiriyorum artık.. Jack amca oo nasıl bir sondu yaaa...
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,7bin okunma
Bizlere propagandanın o yada bu şekilde her kitaba girdiğini hatırlattı,her sanat eserinin siyasi ve sosyal bir anlamı ve bir amacı olduğunu hatırlattı,estetik yargılarımızın kaçınılmaz olarak ön yargılarımız ve inançlarımız ile biçimlendiğini hatırlattı.Sanat uğruna sanatı alaşağı etti.Ama aynı zamanda yazarı bir süreliğine çıkmaza sokmasına sebep oldu sayısız gencin siyasi bir öğretiye bağlanmasına sebep oldu ki bu öğretiye saplanıp kaldıkları sürece zihinsel dürüstlük imkansızdı.
(Kitap okurken zıt fikirleri olan kitapları okuyup zihinsel dürüstlük elde edilmelidir,yoksa tek tip kitap okuyanlar zihinsel olarak o fikirlere köle olmuşlar ve doğruyu söylüyorum deseler de asla dürüst değildirler.)