Oysa bizimle ilgili tasavvur edilebilecek her şey, bizim açımızdan gerçek olmasalar da aslında gerçek olabilecek şeylerdir. Bizim için gerçek olmaması başkalarının umurunda değildir. Önemli olan onlar için gerçek olmalarıdır. Hatta eğer kendi kendinize verdiğiniz gerçekliğe sıkı sıkıya tutunmazsanız, onların size yakıştırmış olduğu gerçekliğin sizin doğru gerçekliğiniz olduğuna dahi inandırabilirler sizi.
İnsan ile doğa arasında biraz daha uzlaşma olmalı. Çoğu kez doğa bizim ustalıkla inşa ettiklerimizi yerle bir ederek eğleniyor. Kasırgalar, depremler... Fakat insanoğlu yenilgiyi kabul etmiyor. Yeniden inşa ediyor, yeniden inşa ediyor dik kafalı hayvancık.
Descartes'in ruh ve beden ikiliğinden etkilenip, bir antikahraman olan Murphy üzerinden bize ruhla bedenin kaynaşma zorunluluğu olmadan bir arada yaşayabileceğini aktarmayı vaad ediyor yazar. Felsefi okumalara ilgimin artmasıyla arka kapakta verilen bu vaad beni etkilemişti. Son dönemde öğrendiğim felsefi bilgilerle rahat okuyabileceğimi düşündüğüm kitabı okurken beklediğimden daha çok zorlandım. Yazarın imgelemleri ve yer yer kullandığı şiirsel dil, çoğunlukla yoğun ve ilgiyle okumayı gerektiriyor. Konusu gerçekten güzel ama okuyacaklara tavsiyem sabırla, sebatkar bir tavırla okumaları. Keyifli okumalar.