Abdullah Kaya

Gözleri hep uzaktayken yaşadıkları zamanı heder ediyorlar. Hiç farkında değiller; ama içinde bulundukları zaman dilimi de özlemini duydukları geleceğin bir parçası aslında
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
hem yaşamak yalnızca nefes almak değildir ki; işlemektir; uvuzlarımızı, kendimize özgü yanlarımızı, alışkanlıklarımzı, bize var olduğumuz hissini veren bütün donanımını kullanmaktır. En çok yaşayan insan en çok yıl saymış olan değil, hayatı en çok hissetmiş olandır.
Her bilgi, tedirgin bir vicdanın dibinde yeşermiştir şimdiye dek! Parçalayın, ey gören kişiler parçalayın eski levhaları!
Ben, gönlünü özgürce harcayanını severim; teşekkür etmez, teşekkür edilmesine gerek duymaz: Vericidir çünkü o. Kendini korumak istemez. Ben, işe başlamadan önce inci sözler saçanı, her zaman söz verdiğinden fazlasını yapanı severim.
İnsan da tıpkı ağaç gibidir. Yücelere, ışığa çıkmayı ne çok isterse, o kadar sıkıca kök salar toprağa, diplere, karanlığa, derinliğe, kötülüğe.